TMMOB Odalar 21 Ekim 2019, Pazartesi

Kıyı ve deniz jeolojisi, kıyıların ve sular altındaki yeryüzünün tarihçesini, jeolojik yapıların şekillendirmesinde ki etkenleri,deniz kaynaklı doğal afetleri ve kıyı alanlarına etkisini, denizel çökellerdeki kirliliği, denizlerin cansız kaynaklarını ve benzeri konuları araştıran bilim dalıdır. Yeryüzünün dörtte üçünün sularla kaplı olduğu düşünülürse, kıyı ve deniz jeolojisinin önemi daha açık olarak ortaya çıkar. Philip Koennerln (1958) söylediği gibi "No Geology without Marine Geology" yani "Deniz Jeolojisi olmadan Jeoloji olmaz". 


Üç tarafı denizlerle çevrili ülkemiz; biri iç olmak üzere dört ayrı denize ve 8500 km`ye varan kıyı şeridi uzunluğuna sahiptir. Son dönemlerde deniz içi ve kıyı şeridine yapılan  veya yapılması planlanan Karadeniz Otoyolu, Kanal İstanbul, Marmaray, Ordu- Giresun, Rize ve 3. İstanbul Havalimanları, Yenikapı ve Maltepe dolguları, kıyılardaki çeşitli yat limanları, turistik oteller, termik santraller ve denizlerdeki petrol aramaları ile kıyılarımız çevresel tehlikelerle karşı karşıyadır. Ayrıca aktif tektonik kuşak içinde yer alan ülkemizin karasal alanlarında çok sayıda araştırma bulunmasına rağmen; denizlerimizden kaynaklanabilecek olası tehlikeler, deniz araştırmalarının yüksek maliyetli olması nedeniyle yeterince araştırılamamıştır. Son yıllarda sıklıkla gündeme gelen başta büyük İstanbul Depremi ve olası tsunami riski ile birlikte diğer kıyı ve denizlerimizde meydana gelen depremler bizleri ve vatandaşlarımızı tedirgin etmektedir. Yaşanan bu gelişmeler ülkemizde deniz ve kıyı jeolojisine olan ilgiyi artırmaktadır.


Temel amacımız; ülkemizde kıyı ve deniz jeolojisi üzerine çalışan herkesi 2015 Ekim ayında ulusal anlamda ikincisi düzenlenecek olan kıyı ve deniz jeolojisi sempozyumunda bir araya getirerek sempozyumdan elde edilen çıktıların ana fikirlerini, bu konu üzerinde çalışan ve çalışmak isteyenlerle ortak bir platformda paylaşmak ve artan bir katılımla devamlılık gösteren bir sempozyum olmasını sağlamaktır.


Bu bağlamda, başta üniversiteler olmak üzere tüm kamu kurum ve kuruluşları, sanayi, sivil toplum örgütleri, özel teşebbüsler kısacası kıyı ve deniz jeolojisi üzerine sözü olan herkesin sempozyumumuza katılımından büyük mutluluk duyacağız.


Prof. Dr. M. Namık ÇAĞATAY

Doç. Dr. Erol SARI

Sempozyum Eş Başkanları