TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası
KAPADOKYA’DA JEOLOJİK MİRASIN KORUNMASI VE CAN GÜVENLİĞİ İÇİN BÜTÜNCÜL YÖNETİM ŞARTTIR!
Kapadokya’da yaşanan peribacası çökmesi, jeolojik mirasın korunması ile can güvenliğinin birlikte ele alınması gerektiğini bir kez daha göstermiştir. Bilimsel araştırma, jeolojik risklerin izlenmesi ve etkin kamusal denetimi esas alan bütüncül bir yönetim anlayışı gecikmeden hayata geçirilmelidir.

Kapadokya’da 29 Ekim de Nevşehir- Göreme Açık Hava Müzesinin giriş noktasına yakın bir alanda meydana gelen peribacası çökmesinin can kayıplarına ve yaralanmalara yol açtığına ilişkin haberleri derin üzüntüyle öğrenmiş bulunuyoruz. Yaşamını yitirenlerin yakınlarına başsağlığı, yaralananlara acil şifalar diliyoruz.

Yaşanan olay, Kapadokya’nın hassas jeolojik yapısının korunması ile bölge halkının, çalışanların ve ziyaretçilerin güvenliğinin birlikte ele alınması gerektiğini bir kez daha gündeme getirmiştir. Bölgedeki planlama, yapılaşma ve turizm faaliyetlerinin tamamında jeolojik ve jeoteknik koşulların esas alınması, kamusal denetimin etkin biçimde yürütülmesi gerekmektedir.

Kapadokya; volkanik kayaçları, peribacaları, vadileri ve kaya oyma mekânlarıyla doğal ve kültürel mirasın iç içe geçtiği eşsiz bir bölgedir. Bu oluşumlar, ayrışma ve aşınmanın devam ettiği, zaman içinde değişime uğrayan jeolojik ortamlardır. Kayaçların dayanım özellikleri, çatlak sistemleri, suyun etkisi, sıcaklık değişimleri ve donma–çözülme süreçleri; kaya kopması, kaya düşmesi ve çökme tehlikeleri açısından değerlendirilmesi gereken temel unsurlardır.

Bölgenin jeolojik özelliklerinden kaynaklanan bu tehlikeler dikkate alınmaksızın, yoğun insani faaliyetlere ve turistik ziyaretlere açılması, kontrolsüz yapılaşma, trafik, yol ve altyapı hizmetleri doğal yapı üzerindeki aşırı tahribata neden olmaktadır. Tek bir işletmenin sınırlarını aşarak ortak kaya kütlesinin bütününü etkileyen birbirine yakın kaya oyma mekânlarda yapılan müdahaleler, otel ve diğer turizm tesisleri amacıyla yapılan kazılar, kaya içindeki boşlukların genişletilmesi çalışmaları, taşıyıcı kaya kesimlerinin inceltilmesi, ilave yapı yükleri, titreşimler ve su sızıntıları kaya kütlelerinin dengesini olumsuz etkilemeye devam ediyor.

Odamız, Göreme’de otel inşaatları ve doğal mirasın tahribatına ilişkin önceki açıklamalarında, Kapadokya’nın jeolojik ve jeomorfolojik değerlerinin korunması gerektiğini vurgulamıştır. Ayrıca 13–14 Eylül 2024 tarihlerinde gerçekleştirilen, peribacalarının korunması ile kaya kopması ve şapka düşmesi risklerinin değerlendirildiği toplantıya katılarak bilimsel koruma ve jeopark yaklaşımına ilişkin görüşlerini paylaşmıştır.

Bu doğrultuda, geçmişte gerçekleştirilen araştırmaların, hazırlanan raporların ve alınan kararların sahadaki uygulamalara ne ölçüde yansıtıldığı açıklığa kavuşturulmalıdır. Belirlenen tehlikeler karşısında hangi önlemlerin alındığı, uygulamaların nasıl izlendiği ve denetlendiği kamuoyuyla paylaşılmalıdır.

Yaşanan son olayın nedeni, ayrıntılı saha incelemeleri tamamlanmadan belirli bir yapılaşmaya veya müdahaleye bağlanamaz. Bununla birlikte olayın oluş mekanizması araştırılırken doğal süreçlerin yanı sıra çevredeki kazılar, yapılaşmalar, kullanım değişiklikleri ve geçmiş müdahaleler de incelenmelidir. Doğal süreçlerin varlığı, tehlikelerin belirlenmesi ve can kayıplarını önleyecek tedbirlerin alınması sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Olası ihmal ve sorumluluklar bütün yönleriyle araştırılmalı, sonuçlar şeffaf biçimde açıklanmalıdır.

Kapadokya’nın jeolojik ve kültürel mirasının korunması, can güvenliğinin sağlanması ve turizm faaliyetlerinin sürdürülebilir biçimde yürütülmesi için bölge, bütüncül bir jeopark yaklaşımıyla ele alınmalıdır. Jeolojik oluşumları ve bu oluşumları biçimlendiren doğal süreçleri birlikte koruyan; bilimsel araştırmayı, eğitimi ve yerel katılımı esas alan bir yönetim modeli oluşturulmalıdır. Turizm gelirini artırma hedefi, jeolojik mirasın tahribine ve insan yaşamının tehlikeye atılmasına gerekçe kılınmamalıdır.

TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası olarak uyarıyoruz!

Dünyanın sayılı jeolojik miras alanlarından bir olan Kapadokya bölgesi ile bu bölge içinde yer lan ve bölgeye büyük bir zenginlik katan peri bacalarının koruması sadece ülkemiz için değil, insanlığın ortak mirası olduğu gerçeğinden hareketle, bazı tedbirlerin alınmasına ihtiyaç bulunmaktadır. 

  1. Göreme Açık Hava Müzesi başta olmak üzere bölgedeki peribacaları, kaya oteller, kaya oyma yapılar ve ziyaretçi güzergâhları, kullanım yoğunluğu ve tehlike düzeyine göre önceliklendirilerek ayrıntılı jeolojik ve jeoteknik etütlerden geçirilmelidir. Kaya kütlelerinin özellikleri, boşluk geometrileri, kaya örtüsü kalınlıkları, çatlak sistemleri ve suyun etkisi incelenmeli; tehlikeli alanlar ile olası etkilenme alanları haritalanmalıdır.
  2. Güvenliği bilimsel ve teknik raporlarla ortaya konulamayan hiçbir yeni kazı, oyma ve genişletme işlemine izin verilmemelidir. Mevcut tesislerin güvenliği de değerlendirilerek komşu işletmelerin ortak kaya kütlesi üzerindeki birikimli etkileri, parsel sınırlarıyla kısıtlanmadan incelenmelidir. Koruma ve sağlamlaştırma uygulamaları, her oluşumun özelliklerine uygun projelerle ve doğal dokuya en az müdahale ilkesiyle yürütülmelidir.
  3. Riskli olduğu belirlenen alanlarda kullanım derhal sınırlandırılmalı; gerekli görülen noktalarda tahliye ve erişimin engellenmesi tedbirleri gecikmeden uygulanmalıdır. Gezi güzergâhları, seyir ve bekleme alanları bilimsel değerlendirmeler doğrultusunda düzenlenmeli; uyarı levhaları, uygun fiziksel önlemler ve etkin erişim denetimiyle desteklenmelidir.
  4. Kapadokya Alan Başkanlığı bünyesinde bir Jeolojik Risk İzleme Birimi kurulmalıdır. Bu birim, özellikle kaya oyma yapılarda ve ziyaretçilerin yoğun bulunduğu alanlarda düzenli inceleme ve ölçümler yürütmeli; çatlak gelişimi, deformasyon, su sızıntıları ve kaya kütlesindeki değişimleri izlemelidir. Elde edilen veriler ortak bir envanterde toplanmalı, gerekli noktalarda sürekli izleme sistemleri kurulmalı ve belirlenen tehlike düzeylerine göre uygulanacak müdahale, kullanım kısıtlaması ve tahliye süreçleri önceden tanımlanmalıdır. İzleme sonuçları, koruma projeleri ve kullanım kararlarının güncellenmesine doğrudan yansıtılmalıdır.
  5. Koruma, ruhsatlandırma, uygulama ve denetim süreçlerinde yeterli sayıda jeoloji mühendisinin etkin biçimde görev alması sağlanmalı; üniversitelerin ve meslek odalarının bilimsel ve teknik birikimi karar süreçlerine yansıtılmalıdır. Sorumlu kurumlar arasında açık görev paylaşımı ve düzenli bilgi alışverişi sağlanarak alınan kararların uygulanması takip edilmelidir

 TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası olarak, Kapadokya’nın jeolojik mirasının korunmasını ve insan yaşamının güvence altına alınmasını kamusal bir sorumluluk olarak görüyor; ilgili kurumları bilimsel araştırma, risk azaltma ve etkin denetimi esas alan bütüncül bir yönetim anlayışını hayata geçirmeye çağırıyoruz. Bu amaçla Kapadokya Alan Başkanlığında, Jeolojik Risk İzleme Birimi başta olmak üzere ilgili birimlerde yeterli sayıda jeoloji mühendisi istihdam edilmeli; jeoloji mühendisliği bilgisi ve hizmetleri kurumun planlama, koruma, ruhsatlandırma, uygulama ve denetim faaliyetlerine etkin biçimde entegre edilmelidir.

TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası
Yönetim Kurulu

Okunma Sayısı: 148
Fotoğraf Galerisi
TMMOB
Jeoloji Mühendisleri Odası