TMMOB Odalar 16 Ekim 2019, Çarşamba

Tarih boyunca vazgeçilmez stratejik ve ticari bir üs olarak görülen Kıbrıs‘ın 10 bin yıllık tarihi incelendiğinde ilk çağlardan günümüze kadar, Akdeniz kültür tarihinin ön sıralarında yer aldığı, Anadolu‘yla ilişkisinin, Neolitik devirde başladığı bilinmektedir.

Kıbrıs‘ta bulunmayan obsidiyen taşı, Kıbrıs‘a 70 kilometre uzaklıkta olan Anadolu‘da Toroslardan gittiği, Kıbrıs ahalisinin küçük kayıklarla Anadolu‘ya geçerek Toroslardan obsidiyen taşı aldıklarını, arkeolojik çalışmalar sonucu ortaya çıkan buluntulardan anlıyoruz.    Kalkolitik Çağda bakırın keşfi ve Kıbrıs‘taki bakır madenlerinin işletilmesiyle, adanın kültürel ve siyasi gelişiminde yeni ufuklar açılmış, bakır, Kıbrıs‘ın dış dünya ile bağlantı kurmasının, Anadolu ve Doğu Akdeniz ülkeleriyle ticari ilişkilere girmesinin yolunu açmıştır. Uzun yıllar boyunca diğer kültürlerden kopuk olan Kıbrıs kültürü, bakır ticareti sayesinde Anadolu, Suriye, Mısır ve Filistin‘le yakın ilişkiye girmiş, bu ilişki sonucunda, Yunanlılara demir kullanma sanatını öğretmiş, hatta bir dönem Anadolu‘nun bakır eşya gereksinmesinin büyük bir bölümünü de karşılamıştır.

Tarih öncesi dönemden beri var olan iki ülke arasındaki bağların daha da güçlenmesi amacıyla TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası, TMMOB Maden Mühendisleri Odası, KTMMOB Maden, Metalurji ve Jeoloji Mühendisleri Odası ile KKTC Jeoloji ve Maden Dairesince ortaklaşa olarak Kuzey Kıbrıs 1.Yeraltı Kaynaklarının Değerlendirilmesi ve Yerbilimleri Sempozyumunun düzenlenmesi kararlaştırılmıştır.

Söz konusu sempozyumda KKTC‘de yapılan güncel yer bilimsel çalışmaların yanında, Doğu Akdeniz bölgesinin petrol olanakları, maden potansiyeli ve işletme sorunları ile bunların çevreye olan zararları, yeraltı ve yerüstü su olanakları, yer bilimsel verilerin kentleşme ve planlamadaki önemi ve jeoteknik uygulamalar ile doğal taşlar ve yapı malzemeleri konularında bilimsel bildiriler sunulacak olup, KKTC‘nin su potansiyeli ve su politikaları konusunda ise panel düzenlenecektir.

Üç gün sürmesi planlanan bu sempozyumun, iki ülkenin Jeoloji ve Maden Mühendisleri Odaları ile var olan işbirliğinin daha fazla gelişmesine olanak sağlayacağı, kurumlar arasındaki bilimsel ve teknik bilgi akışını daha da arttıracağı düşünülmektedir.