23 Ekim 2017, Pazartesi
Yayınlayan Birim: GENEL MERKEZ
Yayına Giriş Tarihi: 16.01.2017
Güncellenme Zamanı: 07.02.2017 11:29:08

TMMOB Yönetim Kurulu üyelerinden oluşan bir heyet, Diyarbakır İl Koordinasyon Kurulu temsilcisi ve bileşenleriyle 14 Ocak 2017 tarihinde MMO Diyarbakır Şubesinde yaptıkları görüşmenin ardından 18.30‘da bir basın toplantısı düzenleyerek ülkemizde yaşanan son sürece ilişkin değerlendirmede bulundular. Basın metni TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz tarafından okundu.

ÜLKEMİZ ÜZERİNDEKİ KARANLIĞIN TÜMÜNE HAYIR DİYORUZ!

Çok çetin geçecek bir yılın ilk ayı içerisindeyiz. Ülkemizde ardı ardına yaşanan katliamlar, sınır ötesi operasyonlar, açığa almalar, işten çıkarmalar, gözaltı ve tutuklamalarla yeni bir yıla başladık.

Olağanüstü Hal uygulamaları adeta bir cuntaya dönüşmüş durumdadır. Şiddetin gün geçtikçe artması ile yaşam alanlarımız daraldı, toplum olarak adeta nefes alamaz hale geldik. Yaşanan her katliamdan sonra sorumluların donuk yüz ifadeleriyle yaptıkları tekdüze açıklamalar, sayılara indirgenen ölümler, ertesi gün unutulan yaralılar, getirilen yayın yasakları karamsarlığı derinleştirdi ve giderek tüm toplum umutsuzluk girdabının içine çekildi.

Kentlerimiz savaş alanlarına dönüştürüldü. Sürdürülen vahşi operasyonların ardından savaşın yıkıcı etkisi bir kez daha gözler önüne serildi. Binlerce insanın sokaklarda hayatını kaybettiği şehirlerimiz şimdi birer yıkıntı haline geldi. İnsanlarımızın temel yaşam ve barınma hakkı silahlarla, bombalarla ellerinden alındı.

Tüm bunların üzerine, tarihi Suriçi 187 hektarlık alanda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı`nca re`sen onaylanan Koruma Amaçlı İmar Planı Değişikliği ile yapılaşmaya açılması planlandı. Bu değişiklik ile tüm mahallelerin karakollarla donatılacağı, sekizer metrelik emniyet duvarları ile çevrileceği ve bölgenin tüm tarihi ve mimari dokusunun ortadan kaldırılacağı görülüyor. 

İçerisinde bulunduğumuz bu koşullar altında en büyük olumsuzlukları yaşayan bir kesim de kamuda görevli olan üyelerimizdir. Yayınlanan Kanun Hükmünde Kararnameler ile bugüne kadar 2500`ün üzerinde meslektaşımız ihraç edilmiştir. Binlerce meslektaşımız açığa alınmıştır. Özelllikle İstanbul, Ankara ve Diyarbakır`da çalışan üyelerimiz, işyeri temsilcilerimiz ve Oda yöneticilerimiz soruşturmaya dahi tabi tutulmadan, hukuksuzca ihraç edilmişlerdir.

Son KHK ile KESK` li öğretmenlerin, sağlıkçıların, TMMOB` lu mühendis, mimar ve şehir plancılarının, akademisyenlerin, hukukçuların ihraç edilmesi, yargıya, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu`na açıkça müdahale edilmesi, üniversitelerin rektörlük seçimlerinin kaldırılması, seçilmiş belediye başkanlarının tutuklanarak yerel yönetimlerin kayyımlara teslim edilmesi; tek parti ve tek adam rejiminin darbe girişimi bahane edilerek hayata geçirilmek istenmesinin sonucudur. 

Bundan birkaç hafta önce, Diyarbakır`da Şube yöneticilerimiz işyerlerinde darp edilerek gözaltına alınmış ve sonrasında sudan sebeplerle tutuklanmıştır. Ülkemizde OHAL`e dayanarak ve terörle mücadele bahane edilerek, tüm muhalif kesimlere yönelik başlatılan cadı avında örgütümüz ve üyelerimiz de hedefe alınmıştır. Ülkemizi, içinden çıkılmayacak karanlık bir girdaba sürükleyen bu hukuksuz uygulamaların ardı arkası kesilmemektedir.

15 Temmuz darbe girişimi ve ardından başlatılan sivil darbe sürecinin ülkemizi sürüklediği kaos ortamı içerisinde önümüze bir anayasa paketi dayatıldı.

TBMM gündeminde bulunan Anayasa teklifi iki siyasi parti dışında kalan toplumun büyük kesimi dışlanarak hazırlanmış ve alelacele Meclise sunulmuştur.

Yurttaşların temel hak ve özgürlüklerini gücence altına alan bir siyasi-hukuki metin olan Anayasa metni hakkında yapılacak olan değişikliklerle ilgili toplumun büyük kesiminin bilgisi ve haberi dahi yoktur.

Anayasa değişikliği iktidarın oy çokluğuna dayalı basit bir usul işlemi değildir.

Birliğimiz, 44. Dönem Genel Kurulumuzda alınan kararla AKP`nin ve Saray`ın gündeme getirdiği Anayasa değişikliğine ve Başkanlık Sistemine karşı duruşunu göstermiş ve bu sürece karşı mücadele edeceğini beyan etmiştir.

Bugün ülkemizin geleceği açısından kritik bir dönemece girmiş bulunmaktayız.

Bugün yaşadıklarımız 12 Eylül Cuntasına rahmet okutacak cinstendir.

Bu teklif ile kuvvetler ayrılığı ilkesi tamamen ortadan kaldırılacak; yasama, yürütme ve yargı tek bir kişinin kontrolüne teslim edilecektir.

HSYK üyelerinin yarısının, Anayasa Mahkemesi üyelerinin neredeyse tamamının bir tek kişinin iki dudağı arasında belirlenmesi asla kabul edilemez. Başta yargı olmak üzere kuvvetler ayrılığı ilkesi, demokrasinin temel gerekliliğidir. Tek başına bir kişiye parlamentoyu gerekçesiz fesih yetkisi verilmesi açık bir diktatörlüktür.

Anayasa değişikliği ile amaçlanan açıktır. AKP ve saray 14 yıldır adım adım kurduğu piyasacı, emek düşmanı, İslamcı, faşist rejimi korumak ve kalıcılaştırmak istemektedir. Fiili olarak uygulanan başkanlık ve dikta rejimine yasal statü kazandırılması hedeflenmektedir.

Tüm bunlardan yola çıkarak TMMOB; ardı ardına yaşadığımız katliamlarda genç, yaşlı, çocuk, kadın, sivil binlerce insanımız can verirken, binlerce insanımız yaralanırken, kentlerimiz yaşanılamaz hale getirilirken; basın yayın organları üzerinde tekel oluşturulmuşken, muhalif kesimler baskı ve şiddetle sindirilmeye çalışılırken, laiklik tümüyle tasfiye edilmeye çalışılırken toplumsal kutuplaşmayı artıracak ve diktatörlüğü kurumsallaştıracak olan bu Anayasa değişikliği teklifine "HAYIR" demektedir, "HAYIR" diyecektir. Bu değişiklik referandum ile önümüze gelirse de örgütümüz hayır diyecektir.

TMMOB, cumhuriyeti, demokrasiyi, laikliği, barışı, emeği, eşitliği, özgürlüğü, adaleti bir bütün olarak kazanmak için sürdürdüğü mücadeleye bu süreçte de devam edecektir.

Demokratik sosyal bir hukuk devleti, insan haklarının korunması, sağlıklı ve güvenli bir çevrede yaşamanın temini ve toplumsal barışın sağlanması önünde en büyük engel olabilecek Anayasa değişikliği geri çekilmeli; tüm bu baskı ve zor ortamı ortadan kaldırılmalıdır!

TBMM`nde görev yapan milletvekilleri tarihsel bir sorumluluk yüklenmişlerdir.

Buradan TBMM`de bulunan tüm milletvekillerine çağrıda bulunuyoruz; Ülkemizin geleceğini büyük bir karanlığa sürükleyecek olan Anayasa değişik teklifine "HAYIR" demelisiniz.

14 Ocak 2017 / Diyarbakır

Emin Koramaz
TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı


Okunma Sayısı: 132