22 Haziran 2018, Cuma
Yayınlayan Birim: GENEL MERKEZ
Yayına Giriş Tarihi: 06.06.2018
Güncellenme Zamanı: 06.06.2018 16:08:26

02.05.2018 tarih ve 30409 (mükerrer) Resmî Gazete’de yayımlanan tebliğ ile, TS 8737 no.lu yeni Yapı Ruhsatı Formu Standardı yürürlüğe girmiştir. Tebliğin ardından İçişleri Bakanlığı tarafından Mekânsal Adres Kayıt Sistemi Yapı Belgeleri Uygulamasında ruhsat formu değişikliklerinin işlenmesiyle; yapı sahibinin, yapı müteahhidinin, şantiye şefinin, yapı denetçilerinin (fenni mesullerin) etüt ve proje müelliflerin ıslak imzalarının yer aldığı bölümler kaldırılmıştır.

Yeni yapı ruhsatı standardına göre; ruhsatı düzenleyen idare yetkilileri dışında yalnızca yapı denetim şirket yetkilisinin ıslak imzası alınması, yapı ruhsatı düzenlenmesi için yeterli olmaktadır. Buna karşın imza bölümlerinde kaldırılan alanlarda sorumluların isimlerinin ve ilgili bilgilerinin kaydedilmesi uygulaması devam etmektedir.

Uzun yıllardır ülkemizde; ülke insanın ihtiyaçlarını karşılamaktan uzak, bilimsel kentleşme ilkelerine aykırı, doğal ve kültürel kaynaklarımız talanına dayalı, kentsel imar rantını önceleyen, sağlıksız ve plansız yapı üretim süreçleri devam etmektedir. Rant ve beton ekonomisine dayalı bu düzenin sürdürülebilirliği mümkün değildir. Yeni bir krizin eşiğinde olan bu ekonomik alanda, mühendislik ve mimarlık hizmetlerine ilişkin işlemler “bürokratik engel” olarak görülmekte, mesleki haklarımız ve yetkilerimiz, telif hakları, müelliflik hakları, sağlıklı ve güvenli yapı üretimin ana bileşenlerinden biri olan “denetim hizmetleri” yok edilmeye çalışılmaktadır.

 Yeni yapı ruhsat formu standartı ile getirilen, etüt ve proje müelliflerinin bundan böyle yapı ruhsatı düzenlenmesinde ıslak imzalarının aranmaması uygulaması ile, mühendis ve mimarların mesleki haklarının sınırlandırılmasının yanı sıra yapı üretim sürecinin tamamen “yap-satçı” zihniyete sahip küçük çıkar guruplarından oluşun müteahhit firmaların eline terk edilmekte, plansız, denetimsiz, yeterli mühendislik hizmeti görmemiş yapı üretim ve denetim süreçlerinin önü açılmaktadır. Ayrıca aktif tektonik kuşak üzerinde yer alan ve sıklıkla büyük depremlerin meydana geldiği ülkemizde; etüt ve proje müelliflerinin yapı ruhsat formlarında imzalarının kaldırılması nedeniyle, olası bir depremde hasar gören yapıların üretim ve denetim süreçlerinde görev alan mühendis ve mimarların sorumlulukları ortadan kalkacaktır. Bu nedenle yapılan düzenlemede kamusal bir yarar bulunmadığı gibi, binlerce yurttaşımızın zarar görmesine de neden olabilecektir.

 Elbette bu düzenlenme, son zamanlarda çıkarılan ve yapılan değişikliklerle ülkemizde yapılaşma sorunlarını daha da akut hale getiren bir dizi mevzuat ile birlikte değerlendirilmelidir. Amacı dışında uygulamalarla kent topraklarının yağmasını hızlandırarak her alanda yıkım ve yoğun yapılaşmanın önünü açan 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun, kentleşme ve planlama ilkelerinden uzak olarak hazırlanan ve çoklu imar uygulamalarına ve eşitsiz yapılaşmaya neden olan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği, kaçak yapılara ruhsat düzenleyerek meşrulaştırılmasını sağlayan ve kaçak yapılaşmayı özendiren İmar Affı (Barışı) ve sayısız KHK, torba yasa uygulamaları bunlardan bazılarıdır.

Yapı ruhsatında, etüt ve proje müelliflerinin imzalarının kaldırılması düzenlemesinin; denetimleri zorlaştıracağı, özellikle tadilat projelerinde müelliflerin haberi bile olmadan değişiklik yapılabilmesinin önünü açacağı ve sahte mimar/mühendisleri arttıracağı öngörülmektedir. Bu durum ayrıca yapı ruhsatı düzenleme sorumluluğu bulunan ilgili idareleri de, hukuki süreçler sonucunda içinde çıkılamayacak bir kaosa sürükleyecek ve neticede “bürokratik” engeller artacaktır. Yine etüt ve proje müelliflerinin imzalarının alınmadan işlem yapılması, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile korunan haklarının ihlallerinde artışa sebep olacak ve bu anlamda uyuşmazlıkların yaşanmasına da yol açacaktır. Meslektaşlarımızın bilgileri dışında yapılacak etüt ve proje değişikliklerine ve kullanımlarına karşı, etüt ve  projelerini Oda`da kayıt altına aldırmalarının telif hakkı ihlallerine karşı güvence sağlayacağını bir kez daha vurgulamak isteriz.

Yeni yapı ruhsat formu standartı formunun hazırlanması süreçlerinde TMMOB ve bağlı odalarımızın konuyla ilgili görüşleri maalesef alınmamıştır. Ruhsat düzenlenmesi sürecinde yaşanan bürokratik zorlukların büyük kısmı, ilgili idarelerin kendi işlerliklerinden ve yapısal eksikliklerinden kaynaklanmaktadır. Etüt ve proje müelliflerinin, şantiye şefinin ve yapı denetçilerinin imzalarının hızlandırılması için elektronik imza, elektronik yapı ruhsatı sistemleri oluşturularak hızlı bir şekilde denetim sağlanması ve müelliflerin etüt ve projeleri üzerindeki tasarruflarının ve haklarının korunması mümkündür.

Konuya ilişkin TMMOB ve bağlı ilgili Odalarımızın çalışmaları devam etmekte olup, meslek haklarımıza yapılan bu saldırıya karşı mücadelemiz kararlılıkla sürdürülecektir.

Kamuoyu ve Meslektaşlarımızın Bilgilerine Sunarız.

TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası

Yönetim Kurulu


Okunma Sayısı: 340