TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası
21. DÖNEM ÇALIŞMA PROGRAMI
20.05.2006 TARİHİNDE TOPLANAN ODA DANIŞMA KURULUNDA "TMMOB-JEOLOJİ MÜHENDİSLERİ ODASI 21. DÖNEM ÇALIŞMA PROGRAMI" KABUL EDİLDİ....

 

TMMOB JEOLOJİ MÜHENDİSLERİ ODASI

21. DÖNEM ÇALIŞMA PROGRAMI

GİRİŞ

TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odasının 21. dönem çalışmalarını planlamak, ülkemiz, toplumumuz, mesleğimiz ve meslektaşlarımızın geleceği için doğru öngörülerde bulunabilmek, geçmişi iyi yorumlayıp, günümüzü iyi tahlil ederek dünyada ve ülkemizdeki koşulların doğru irdelenmesi kadar tüm Oda süreçlerinde kollektif çalışmanın hakim kılınmasıyla sağlanabilir. Çalışma Programımız, sadece Odaya değil aynı zamanda dünyaya ve ülkeye bütünlüklü bir bakışın ifadesidir.

Çalışma Döneminin ilk günlerinde başlayan programatik tartışmalarımızın Oda işleyişimizdeki sorunların çözümüne ve örgütsel dayanışmamıza önemli katkılar sunacağı, Oda içinde daha sıkı bir dayanışma ve ortaklaşma yaratacağı inancındayız.

1. NASIL BİR DÜNYA

Dünya bir zulüm çağı yaşıyor. ABD’nin başını çektiği emperyalist-kapitalist sistemin, halkların ve emekçilerin üzerine bir kabus gibi çöktüğü, alabildiğine sınırsız ve pervasız bir talan özgürlüğü ile gezegenimizin beşeri ve doğal zenginliklerine el koyduğu, eşitsizliklerin, savaşların, işgallerin, göçlerin, soykırımların, açlığın, yoksulluğun alabildiğine yol aldığı bir dünyada yaşıyoruz. 21. yüzyılın Amerikan yüzyılı olacağını ilan eden ABD, NATO ve BM gibi savaş örgütlerini de kullanarak ekonomik, siyasal ve ideolojik programlarını uygulamak ve askeri hegemonyasını sağlamak için uyguladığı şiddet ve terörü giderek artırmaktadır. Küreselleşme programı altında Emperyalist tekeller, geri kalmış ve gelişmekte olan ülkelerin tüm artı değer ve zenginliklerine el koymakta, görece var olan sosyal devleti bile tasfiye edip, sağlık, eğitim, sosyal güvenlik, kültür ve diğer tüm toplumsal hizmetleri küresel sermayeye yeni ticari alanlar olarak sunmaktadır. Emek piyasaları kuralsızlaştırmakta ve esnekleştirilmekte, taşeronlaştırılma ve sendikasızlaştırma uygulamaları ile insanlığın yüzyıllardır süren mücadelelerle elde ettiği tüm kazanımlar tek tek yok edilmekte, emeğin örgütleri dağıtılmaya, direnci kırılmaya çalışılmaktadır. Küresel programların yasalarına uymayan ülkeler askeri işgallerle cezalandırılmaktadır. Amerika ve müttefikleri bir yandan İsrail’in Filistin’deki katliamlarına kayıtsız kalırken, diğer yandan terörü bahane ederek Latin Amerika’dan Uzak Asya’ya, Balkanlar’dan Ortadoğu’ya kadar tüm halklara baskı ve gözyaşı getirmektedir. Tüm dünya Irak’ın işgalinin temel nedeninin Ortadoğu’daki enerji kaynaklarını ele geçirmek ABD hegomanyasını pekiştirmek olduğunu bilmektedir. Bu müdahalenin Irak’la sınırlı kalmayacağı, Ortadoğu’dan hareketle Kafkasya ve Afganistan üzerinden Orta Asya’ya ulaşan geniş bir coğrafyada enerji koridorunu denetim altında tutmayı hedeflediği bilinmektedir. ABD bu amaçla Büyük Ortadoğu projesini yeniden raftan indirmiştir. Yeni bin yılın insanlığa refah, barış, demokrasi getireceği görüşü, başta medya olmak üzere her türlü araçla dünyanın dört bir yanına yayılmıştır. Piyasa ekonomisi, liberal demokrasi, yerelcilik, sivil toplumculuk, özel alan, rekabetçilik, enformasyon toplumu, bilgi çağı vb. kavramlarla aslında sermayenin saldırısını gizlemeyi ve kabullendirmeyi hedefleyen küreselleşmenin tüm bu ideolojik saldırısının amacı: İnsanı tarihin öznesi olmaktan çıkarmaktır. Bu saldırı, insanın dönüştüremez, değiştiremez nesneler olarak olup-biteni kabullenmekten, piyasanın kurallarına teslim olmaktan başka bir seçeneğinin olmadığı görüşünü yayma amacı taşımaktadır. Bütün bunlar, insanlığın gelecek umutlarını köreltmek, direnişini kırmak, soygun ve sömürüyü meşrulaştırmak için yapılmaktadır.

Yeni Dünya Düzeni” yada “ Küreselleşme” denilen emperyalizmin yeni sömürgeciliğinin yarattığı vahşetin ağır sonuçları ortadadır.

Bugün,

-Dünya nüfusunun en zengin %20’ si dünya gelirinin %85’ ine el koyuyor. Geride kalan % 80 de gelirlerin % 15 ile yetinmek zorunda kalıyor.

- Dünya nüfusunun en zengin % 20 ile en fakir % 20 si arasındaki gelir farkı, 30 yıl önce 30’a 1 di. Bugün 78’e 1’e yükselmiş durumda.

- 7 milyonluk İsviçre’nin yıllık geliri yarım milyar insanın yaşadığı Afrika’nın yıllık gelirine eşit.

-UNICEF`in raporuna göre, dünyada her gün 30 bin çocuk ölüyor

-200 milyonu beş yaşın altındaki çocuklar olmak üzere 1 milyar insan açlık çekmekte, 2 milyar insan ise yetersiz beslenmektedir.

-Dünya nüfusunun yüzde 24`ü günde 1 dolarla yaşamını sürdürmekte

-Her yıl 20 milyon insan açlıktan ölmektedir.

- Dünyanın en zengin 84 kişinin serveti 1.2 milyar kişinin yıllık gelirinden fazla.

İnsanlık bir yol ayrımına gelmiş dayanmıştır. Dünyanın dört bir yanında ayağa kalkan, sokaklara dökülen milyonlarca insanın sömürüye adaletsizliğe karşı her ülkede ve uluslararası alanda direniş ve mücadelelerine tanık olunmaktadır.

2. NASIL BİR TÜRKİYE?

Dünya ölçeğinde uygulanan küresel politikalardan ülkemizde nasibini alıyor ve dünyada yaşanan vahşet süreci, ülkemizde küresel kapitalizme uyum, emekçilerin toplumsal ve ekonomik kazanımlarının yok edilmesi, dayanılmaz bir yoksullaşmayla birlikte gerçekleştiriliyor. AB ile bütünleşme hedefiyle Kopenhag ölçütleri doğrultusunda gerçekleştirilen Anayasa değişikliklerine rağmen, hak ihlalleriyle var olan sistem devam ettirilmeye çalışılıyor, anlayışıyla yapılan hukuksal düzenlemelerle toplumsal sisteme yönelik her türlü eleştirinin şiddetle cezalandırılması amaçlanıyor. 12 Eylül hukuku devam ediyor, hala cuntanın başı TV lerde rahatlıkla boy gösterip darbe yaptığını övünerek anlatıyor. Bu da yetmiyor, bugün de aynı kararı vereceğini söyleyerek suç işlemeye devam ediyor.  Ülkeyi “açık hava cezaevine” çevirenlerin, “asmayıp ta besleyelim mi” diyerek 17 yaşındaki gençlerimizi idama gönderenlerin yargılanarak halka hesap vermesi ülkemizin demokratikleşme sorunuyla eşittir. Ekonomi politikalarını küreselleşme doğrultusunda belirleyen Türkiye, kapitalizminin kurumları olan IMF, Dünya Bankası ve Dünya Ticaret Örgütünün tercih ve direktiflerine göre kararlar almaya devam ediyor. Milyonlarca insan eğitim, sağlık, barınma ve beslenme, eğitim gibi temel haklarından yoksun bırakılırken, kamu varlıklarımız özelleştirmelerle yerli ve yabancı sermayeye peşkeş çekilerek çalışanlar işten atılmakta, temel kamu hizmetleri ticarileştirilmekte, doğal ve toplumsal kaynaklarımız bir avuç azınlığa aktarılmaktadır.

İstihdam, sosyal güvenlik, eğitim, sağlık, çevre gibi alanlardaki korumacılığın kaldırılması, finans ve ticaretin liberalizasyonu, yerelleşme ve kamusal alanın özelleştirilmesi bu programın temel unsurlarıdır. Bu politikalarla sermaye tekelleri sosyal sınıfların bütün dokularına işlemiş, halk sınıfları ise yaşamlarını doğrudan ilgilendiren kaynak dağılımı ve ekonomi politikaları üzerindeki etkilerini kaybetmişlerdir. Ulus-devlet, kendi halkına da yabancılaşmış, emperyalist güçlerin bir aracı olarak işlev üstlenmiş ve her şey piyasanın kurallarına teslim edilmiştir.

Hizmet Ticareti Genel Anlaşması (GATS), özellikle eğitim, sağlık, enerji, iletişim, ulaşım, tüm mühendislik-mimarlık, çevre, belediye, muhasebe ve müşavirlik, sosyal güvenlik ve sigorta hizmetleri, kültür-sanat alanları, turizm ve tarımda sağlayacağı liberalizasyonla, kitlesel bir işsizliğe, küçük ve orta ölçekteki hizmet işletmelerin ortadan kalkması ile mülksüzleşmeye neden olacaktır. Türkiye, GATS kapsamında yer alan 155 hizmet alanlarının 72`sinde serbest dolaşım taahhütünde bulunmuştur. Böylece genel olarak kamusal hizmet alanları piyasalaştırılarak yabancı sermayenin istilasına açılmakta; özel olarak taahhüt listesinde yer alan “Uzmanlık Gerektiren Hizmetler” kapsamında değerlendirilen mühendislik-mimarlık hizmetlerinin de emperyalist ülkenin kontrolüne geçmesi süreci işlemektedir.

Bütçesinin çok büyük bölümü iç ve dış borç faizlerinin ipoteği altında olan Türkiye`de; toplumsal yaşamı düzenleme ve kamu kaynaklarını etkin kullanma olanağı ortadan kaldırılmıştır. Bütçedeki faiz ödemeleri sermayenin en önemli kar alanı haline gelmiştir.Toplumun büyük çoğunluğunun eğitim ve sağlık başta olmak üzere, kamu hizmetlerinden yararlanması mümkün değildir. Bütçe, artık kamu bütçesi olmaktan çıkmıştır. Kamu hizmetlerinin nitel ve nicelik olarak dibe vurduğu bir dönem yaşanmaktadır. Faiz yükü altında ezilen bu bütçelerle değil yatırım yapmak, yatırımı düşünmek bile söz konusu değildir. Bugün kamu yatırımlarına bütçeden ayrılan pay son 20 yılda %75 kadar azalmış, iç borçlar önemli oranlarda artmıştır. Bütçede eğitime ayrılan pay, son 15 yılda % 500 ler, sağlıkta ise % 30 lar seviyesinde azalmış. Bütçeden faize ayrılan pay, son 13 yılda %23 den %40 ların üzerine çıkmıştır.

Bu gün, 20 milyon insanımız yoksulluk sınırı altında yaşıyor. İnsanlarımızın, üretimden, tarımından, kendi birikim ve potansiyellerinden koparıldığı ülkemizde; bu koşullar, emekçi sınıfları ve onların bir bölümünü oluşturan mühendis ve mimarların büyük çoğunluğunu doğrudan etkilemiş, istihdam alanlarını daraltmıştır. Emeği ile geçinenler için yaşam bir cehenneme çevrilmiş durumdadır.

Bu tarihsel dönemde, devletin yeniden yapılandırılması olarak gündeme getirilen “Kamu Yönetimi Temel Kanun Tasarısı” Mahalli İdareler (Belediye, Büyükşehir, İl Özel İdaresi), Kamu Personeli, Kamu Maliye Yönetimi ve Kontrolü, İdari Usul Kanunu, Genel sağlık sigortası ve sosyal güvenlik yasası ile sermayenin iktidar ölçeği yeniden tanımlanmaktadır. Kentsel mekanlardaki eğitim, sağlık, ulaşım, altyapı, konut vb. kamu hizmetlerinin karlılık açısından önemli potansiyele sahip olması nedeniyle, bu hizmetler tamamen piyasaya taşınmakta ve sermayeye yeni birikim alanları açılmaktadır.

Halkın alınteri ile oluşturulan Erdemir, Seydişehir Alimünyum, Tüpraş, Tekel, Telekom gibi birikimlerimiz haraç mezat satılmış ve bununla da yetinilmeyerek, limanlarımız, doğal kaynaklarımız ilave olarak sunulmuştur.. Ülkemizin tek alüminyum tesisi Seydişehir fabrikası 300 milyon dolara satılırken fabrikaya enerji üreten trilyonlar değerindeki mühendislik harikası Oymapınar barajı ve boksit yataklarımız fabrikayı alanlara bedava verilmiştir.

Küreselleşmenin ideolojik saldırısının sonucu olarak Türkiye`de toplumsal düşünce, ülke çıkarı, toplumsal gelecek, dayanışma ve ahlaki değerler terk edilmiştir. Bireysellik, özel alan, serbest piyasa, hizmet üretimi, rekabetçilik, yerelcilik, yönetişim, sivil toplumculuk, yolsuzluk, müşteri yükselen değerler haline gelmiştir.

Ülkemizde uzun zamandır yaşanan inkar politikalarının tam bir çıkmaza sürüklediği Kürt sorunu üzerine bırakın demokratik açılımlar yapmayı, halkların eşitlik, kardeşlik ve gönüllü birlik temelinde bir arada yaşamasına bile dinamit koymanın derin hesapları yapılmaya ne yazık ki devam edilmektedir.

TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası; Ülkemizde yaşanan bu olumsuz tablonun değiştirilebileceğine inanmaktadır. Bunun için ülkeyi yönetenler, ABD ve küresel sermaye patentli IMF politikalarından vazgeçmeli, yüzünü kendi halkına çevirmelidir. Ülkemiz tüm alanlarda ve tüm sektörlerde halkımızın ihtiyaçlarını gözeten kendi planlarını yapmalıdır. Bilim ve teknolojide yetkinleşmeli ve bunu ülke ölçeğinde toplumsal ekonomik faydaya dönüştürmeli ve bu amaçla bir strateji belirlemelidir. Rant ekonomisi yerine üretim ekonomisi öne çıkarılarak özelleştirmeler terkedilmeli, kaynaklar ülke içinde hakça ve adil olarak paylaşılmalıdır. Terk edilen sosyal devlet ilkesi titizlikle korunmalı, eğitim ve sağlık gibi temel hizmetler yurttaşa ücretsiz sunulmalıdır. Bütün bunlarında, insanımızın özgürce barış içinde bir arada gönenç içinde yaşayacağı bağımsız ve demokratik bir Türkiye’den geçtiğini bilmektedir.

Böylesi bir ülke için kendi meslek alanlarımızdan yapacağımız bir çok şey olduğuna inanan yönetim kurulumuz, odamızın, üyesinden aldığı güçle, 32 yıllık tarihi, bilgi ve ilişki birikimleri, ana yönetmelik , yönetmelik ve kendi iç hukukunu gözeterek, gelenekselleşmiş ilkeleri ışığında geçmiş dönemlerde olduğu gibi, bu dönemde de, çalışmalarını sürdürecektir.

3. ODA ÇALIŞMA İLKELERİ

Oda çalışmalarını halktan emekten demokratikleşmeden yana yurtsever ve antiemperyalist bir temelde yürütmek, meslek ve meslektaş sorunlarının ülke ve toplum sorunlarından ayrılmayacağı ilkesini bilince çıkartmak;

Oda çalışmalarını sermayeden devletten ve idareden bağımsız yürütmek;

Mesleki ve toplumsal alanın sentezlenerek ülke, toplum ve meslek çıkarlarını bütünleştiren bir anlayışı esas almak;

Meslektaşların ve mesleğimizin gelişmesini sağlamak, mesleğimizin saygınlığını yükseltmek, meslek ve bilim etiğini korumak ve kamuoyunda gördüğü ilgi ve duyulan güvenin korunması ve pekişmesi yolunda gereken titizliği göstermek;

Meslektaşlarımızın birbirleriyle ve halkla olan ilişkilerinde dürüstlük ve güveni hakim kılmak üzere gerekli çalışmaları sürdürmek ve önlemler geliştirmek;

Her tür eşitsizliğin giderilmesinde olduğu gibi, kadın sorununda da kadın üyelerimizin toplumsal eşitsizliğini bir nesnel durum kabul ederek her tür kurulda ve komisyonlarda olabildiğince yer alması için olumlu destek politikalarını esas almak;

JMO üyeleri ile canlı bağlar kurmak, karar verme süreçlerine etkin katılımını sağlamak, üyeler arasındaki bağları pekiştirmek, dayanışmayı güçlendirmek;

Üye olmayan meslektaşları üyeliğe özendirmek;

Üyeler arasındaki iletişimi sağlamak ve geliştirmek;

Kamu ve özel sektörde ücretli olarak çalışan jeoloji mühendislerinin çalışma ve ekonomik koşullarının düzeltilmesi için sendikal örgütlülükle uyum içinde çalışmalar sürdürmek;

Gizli ve açık işsiz konumunda olan Jeoloji Mühendislerinin sorunlarına çözümler getirilmesine yönelik kamu ve özel sektörde Jeoloji Mühendisi istihdamının arttırılması için çalışmalarda bulunmak;

JMO öğrencilerinin mesleğe hazırlanmasında ışık tutucu olmak; Mesleğe yeni başlayan genç üyelerin doğru yönlendirilmesinde, bilgi birikimlerinin hızlı biçimde geliştirilmesinde yol gösterici olmak ve gereken hizmet içi eğitim olanaklarını sağlamak;

Emekli ve meslek dışı kalmış üyelerin meslek toplumu ve oda ile bağlarını korumak ve deneyimlerinin yaygınlaştırılmasında aracı olmak;

Jeoloji Mühendisliği eğitim süreci ile mesleki uygulama standartlarının günümüzün bilim ve mühendislik normlarına uygun olarak ele alınmasını ve eksikliklerin ivedilikle tamamlanması yönünde çalışmalarda bulunmak;

Meslek uygulamalarında yurttaşların can ve mal güvenliğini tehlikeye düşürmeyecek, çağdaş bilgi ve teknolojinin yararlarını onlara aktaracak kapsam ve nitelikte hizmetler verilebilmesi için gereken her türlü tescil, denetim, eğitim ve yardımı sağlayıcı olmak;

Üretken, özverili, saydam ve kendini öne çıkarmaktan kaçınan bir çalışma tarzını sürdürmek;

Kamuoyunun mesleki ve teknik konularda doğru bilgilendirilmesi ve yanlışlıklara karşı uyarılmasında üzerine düşen görevi titizlikle yapmak;

Yaşam çevresinin kirletilmesine ve tüketilmesine, yerleşim alanlarının afetlere karşı güvenliksiz kılmaya yönelik her türlü girişime karşı mücadele etmek, sağlıklı ve güvenli çevrede yaşamayı bir insan hakkı olarak görülmesini sağlamak, bu konularda veri ve bilgi derlemek, görüş oluşturmak, kamuoyunu aydınlatmak, yetkilileri uyarmak, yasal düzenlemelere müdahil olmak, meslek odaları, sendikalar vb. Demokratik Kitle Örgütleri ile bu amaçlara yönelik ortak çalışmalar yürütmek;

Doğal kaynakların kamu yararı ve bilimsel – teknik kurallara uygun işletilmesi ve bu konudaki kazanımların korunması yolunda mücadele vermek;

Meslek alanlarımızın düzenlenmesi ile ilintili tüm yasal süreçlere bilimsel ilkeler, mesleki birikimlerimiz ve kamu çıkarları temelinde müdahil olmak ve kamuoyu yaratmak;

Karar alma süreçlerinde en küçük örgüt birimi olan işyeri temsilciliğinden başlayarak il temsilciliği, şube danışma kurulu, şube YK oda danışma kurulu ve MYK işlerliliğinde kolektif iradenin esas alınmasını sağlamak, kurumsal eksiklikleri tamamlamak ve örgütsel işleyişin her alanında demokratik merkeziyetçilik ilkesini hayata geçirmek;

Oda mali politikalarında merkezi ve bütüncül kaynak planlamasını temel alarak, mali kaynaklarımızın değerlendirilmesinde saydamlık ve titizlik anlayışımızı sürdürmek;

Oda gelirlerinin temel kaynağını üye aidatına dayalı olması gerektiği ilkesiyle hareket ederek, örgüt birimlerinin hizmet üretimini ticari ilişkiye indirgenmesine karşı durmak;

Odamızın kamu yararı gözeten kimliğini zedeleyecek davranışlardan kaçınmak, tüm emekçi kesimlerle göstereceği dayanışmayı sürekli kılmak.

Meslek şovenizminin, egemen siyasal sistemin işine yarayan, örgütün zayıflatıcı işlevi olduğunu kabul ederek ve böl-parçala-yönet politikalarına karşı örgütsel bilinci oda bünyesinde ve TMMOB içerisinde geliştirmek,

Örgütlülüğü geliştirmek için mekan ve olanakların ortak kullanılmasını, oda bünyesinde ve TMMOB içerisinde yerleştirmek

4. ÖRGÜTLENME ÇALIŞMALARI

Bugün Odamız 10850 üyesi, 11 Şubesi, 54 il ve 1 İlçe Temsilciliği, ulaştığı mali ve teknik alt yapısı, işleyişe dinamizm katan Oda Bilgi İşletim Sistemi (JMOBİS); 32 yıllık emeğin ürünü olan örgütsel ve mesleki deneyim birikimi, kamu kurumları ve üniversiteler ile geliştirilen ilişkileri, yürütülen mesleki ve örgütsel çalışmaları, diğer meslek odaları ve sendikalar ile geliştirilen dayanışma ve mücadele birliktelikleri ile etkin bir demokratik kitle ve meslek örgütü haline gelmiştir. 20. Olağan Genel Kurulda jeoloji mühendisliği eğitiminden serbest jeoloji mühendisliği hizmetlerine, sosyal dayanışmadan burslara kadar geniş bir yelpazedeki Odanın kurumsallaşmasına yönelik Yönetmeliklerin kabul edilmesiyle birlikte Oda işleyişinde önemli bir kilometre taşı geride bırakılmıştır. Açılan bu kanallarda örgütsel gelişim sürecimizin daha da hızlanacağı inancındayız.

21 Dönem örgütlenme politikaları, mesleki çıkarların toplumcu bakış açısıyla savunulması anlayışı temelinde yükselecektir. Bu anlayış yalıtılmış, dışlanmış, atomize edilmiş ve pür bilimsel anlayışa sahip bireyler yerine üyelerimizin başta mesleki olmak üzere her alandaki gelişmelere ve bunların diyalektik ilişkisine duyarlı, hayata bütünsel olarak bakabilen ve bilgiye kolay ulaşarak kendini geliştirebilen bireylere gereksinim duyar. Oda her platformuyla ve sunacağı yeni araçlarla etkin ve özne meslektaşlara gerekli duyarlılığı göstermek zorundadır.

Merkez-Şube, İl ve ilçe Temsilcilikleri arasındaki ilişkilerin bürokratik, hiyerarşik bir anlayışın dışında, özerk ve etkinlik dolayımlı işbirliği çerçevesinde yürütülmesine çalışılacaktır. Ayrıştırıcı eğilimler örgütün bütünü tarafından paylaşılan, kollektif bir anlayışla üretilen politikalarla etkisiz kılınacaktır. Bu çalışma dönemi içinde Oda birimleri yaygın olarak ziyaret edilerek üye-Oda etkileşimi yerel platformlarda da arttırılacaktır.

Örgütlenme çalışmalarının veri tabanını oluşturmak amacıyla Jeoloji Mühendisliği profil verilerinin elde edilmesine özel bir önem verilecektir. Üniversitelerin Jeoloji Mühendisliği Bölüm başkanlıklarından her yıl yeni mezun olan meslektaşlarımızın bilgilerinin periyodik olarak alınması yanı sıra, bugüne kadarki mezunların bilgilerine ulaşılması için çalışmalar arttırılacaktır

4.1. İşyeri ve il temsilcilikleri:

Örgütsel basamağın en küçük birimi olan işyeri ve il temsilciliklerinin büyük bir bölümünün geçtiğimiz dönem işyeri ve il temsilciliklerimizde yapılan eğilimler ile belirlenmesi ve atamaların Oda ilkeleri çerçevesinde gerçekleştirilmesi demokratik mekanizmaların işlerliği açısından önemlidir. Ancak bu mekanizmanın tüm il ve işyeri temsilciliklerimizde bütünlüklü olarak sağlandığı da söylenemez. Dönem içinde Haziran ayı sonu itibariyle tüm işyerleri ve il temsilciliklerinde toplantılar yapılarak temsilcilik seçimleri ve atamaları yapılacaktır. İşyeri toplantıları belirli periyotlarla tekrarlanacaktır.

Yönetici Eğitim Programlarına İl ve İşyeri Temsilcilerinin katılımı sağlanarak örgütsel işleyiş ve demokrasi mücadelesinde etkin bir Oda hedeflenecektir.

4.2.Şubeleşme ve Şubeler ile İlişkiler

Bilindiği üzere 20.olağan genel kurulumuzda ana yönetmeliğimizin 76. maddesinde değişiklik yapılarak şubeleşme ile ilgili kriterler getirilmiştir. 21. dönemde şubeleşme politikaları, Genel Kurul’dan çıkan karar ve kriterler göz önüne alınarak oluşturulacaktır. Bu kriterler mevcut şubeler için de değerlendirilecek ve güncel örgütsel yapı ana yönetmeliğimiz çerçevesinde yeniden ele alınacaktır.

Ayrıca örgütlenmenin derinleştirilmesi kapsamında olabildiğince şube/temsilcilikler ziyaret edilerek toplantılar yapılacaktır.

4.3.Üyelerimiz ile İlişkiler

Oda yönetimimizin önündeki en önemli görevlerden biri üyeler ile Oda’nın arasında canlı bir bağ oluşturmaktır. Üyelerimizin bilgi ve ilişki birikimlerinin odamıza aktarılmasının koşullarını yaratmak, üretken, şeffaf, katılımcı ve dayanışmacı bir örgüt için olmazsa olmaz koşuldur.

Üye örgüt ilişkisinin kurumsallaşmasının asgari koşulu olan üye toplantılarının yılda en az 2 kez yapılmasına çalışılacaktır.

Tüm jeoloji mühendislerinin çalışma koşullarında ortaya çıkacak olumsuzlukların önüne geçilmesinde ve hakların savunulmasında örgütlülüğün önemi içselleştirilerek, üyeliğin teşvik edilmesine ve Oda’nın üyelerce “üye olunması gerekli” bir kurum olarak görülmesinin sağlanmasına önem verilecektir.

Üyeler ile sağlıklı etkileşimin kurulabilmesi için anketler vb araçlar da kullanılarak aksayan noktalar belirlenecek ve oda faaliyetleri hakkında sürekli bilgilendirme sağlanacaktır. Yıl içerisinde gerçekleştirilecek toplantı, gezi vb. etkinliklerin yanı sıra, bilgilendirme broşürleri hazırlanarak ilişki sürekli kılınacaktır. Oda faaliyetlerinin ve meslek sorunlarının her üyeye duyurulması için özen gösterilecektir.

Üyelik bilgilerinin güncellenmesine devam edilecektir. Geçtiğimiz dönemde başlatılan yeni veri tabanında bilgilerin güncelleştirilmesi konusunda çalışmalar yürütülecek ve her üyenin güncel iletişim ve çalışma bilgileri derlenecek, veri tabanına internet üzerinden de erişim sağlanarak üyelerin kendi bilgilerini güncellemeleri sağlanacak ve aidat ödemelerini yapmalarına olanak yaratılmaya çalışılacaktır.

4.4. Yönetici Eğitim Programları

Güncel politik ve ekonomik gelişmeler yanında örgütsel ve mesleki alana yönelik işleyişimizdeki gelişmelerin değerlendirileceği, örgütsel deneyimlerimizin karşılıklı aktarılacağı, örgüt ve kitle psikolojisinin etkenlerini tanıma ve işleyişimizdeki sorunların çözümüne yönelik yöntem geliştirme hedefli Yönetici Eğitim Programları hazırlanacaktır. Aynı zamanda 20.Olagan Genel Kurul’da alınan karar gereği, hazırlanacak bu programların örgütsel gelişim sürecine önemli bir ivme katacaktır.

Eğitim sürecinin bir parçası olarak Odamızın Ana Yönetmeliğinde tanımlanmış genel ilkelerine uygun olarak oda birim yöneticilerine idari ve mali ile JMOBİS işleyişi ile ilgili olarak eğitim programları da düzenlenecektir. Bu kapsamdaki ilk toplantı Şube Saymanları, Yazmanları ve İl Temsilcileri ile gerçekleştirilecektir.

4.5.JeoGenç

Yönetim Kurulumuz, gelecekte deneyimli ve özverili kadroların oluşturulması amacıyla yöneleceği önemli bir hedef kitlenin jeoloji mühendisliği öğrencileri olduğunu düşünmektedir.

Geleceğin Jeoloji Mühendisleri ile canlı bağlar kurulması; onlara ışık tutucu, yol gösterici olunması; onların katkılarından yararlanılması Yönetim Kurulumuz için önemli bir görevdir. 19. dönemde başlayan ve geçtiğimiz dönemde olgunlaştırılarak hayata geçen JEOGENÇ örgütlülüğü geliştirilecek, şube ve temsilciliklerdeki JeoGenç örgütlülüğünün etkin ve üretken bir yapıya kavuşturulması için gerekli araçlar yaratılacaktır. 20. dönemde yapılan yerel ve merkezi öğrenci kurultay sonuçlarının hayata geçirilmesine gayret edilecektir.

“TMMOB- Jeoloji Mühendisleri Odası Öğrenci Üye ve Örgütlülüğü Yönetmeliği” çerçevesinde JEOGENÇ örgütlülüğünün yaygınlaşması amacıyla merkezi ve yerel etkinlikler arttırılacaktır.

Bölümlerde oluşturulacak JMO panoları yoluyla oda çalışmaları öğrencilere duyurulacaktır. Öğrenci üye uygulamasının özendirilmesi yönünde çalışmalar yapılacaktır.Öğrencilerle ilişkilerde okul mekanlarının kullanımı esas olmakla birlikte oda mekanlarında buluşmaları özendirilecektir.

Odamızın popüler yerbilimleri dergisi olan MAVİ GEZEGEN’de yayınlanmak üzere popüler bilim makaleleri yazımları öğrenciler için özendirilecektir.

Öğrenci üye örgütlülüğünün bir parçası ve de aynı zamanda örgütleyeni olan DISKORDANS dergisi sürekli hale getirilmesine özel çaba gösterilecektir. Bu yolda, yeterli sayıda genç üyeye sorumluluk verilerek Oda çalışmaları içinde yetişmeleri, öncülük ve önderlik yeteneklerinin gelişmesi ve demokratik tartışma-paylaşma-katılımda derinleşmeleri sağlanacaktır.

Öğrencilerin staj yeri bulmada yaşadıkları sıkıntıları hafifletmek üzere isteyenlere danışmanlık yapılacak ve onlara staj yeri bulmada yardımcı olunacaktır. Üniversite ve JMO’da özel öğrenci toplantılarının düzenlenerek mesleğin gelişme olanaklarının tanıtılması; jeoloji mühendisi çalıştıran kuruluşların tanıtılması ve güncel mesleki konuların öğrencilere açılması sağlanacaktır. Öğrencilerin yaygın olarak Oda’nın düzenleyeceği ya da katılacağı etkinliklerde görevlendirilmesi sağlanacaktır. Oda danışma kurullu toplantılarına öğrenci temsilcilerinin katılmalarının olanakları yaratılacaktır.

Öğrenci üye yönetmeliği esaslarını da dikkate alarak hem öğrencilerimizle daha örgütlü ve kalıcı ilişkilerin geliştirilmesi hem de mesleğe ilk adım kapsamında “yaz egitimi” düzenlenmeye çalışılacaktır.

4.6. Danışma kurulları

Ana yönetmeliğimizde belirtilen danışma kurulları yılda en az bir kez tüm örgütün katılımıyla gerçekleştirilerek geçmiş dönemde olduğu gibi katılımın sınırları genişletilecek, alınan kararların oda genelinde uygulanma süreci titizlikle takip edilecektir.

4.7. Kadın Üyelerin Sorunları: Genelde tüm meslek disiplinlerinde gözlenen kadın meslektaşların sorunları özelde kendi disiplinimizde daha çarpıcı olarak kendini göstermektedir. Kadın üyelerimizin sorunlarının tartışılacağı ve çözüm önerilerinin aranacağı işlevsel ve üretken bir kadın komisyonu kurularak, komisyon çalışmalarının kadın jeoloji mühendisleri danışma kuruluna veya kadın kurultayına evrilmesine çaba harcanacaktır. Haber bülteninde “kadın köşesi” oluşturulmaya ve sürekli hale getirilmeye çalışılacaktır.

4.8.Tescilli Bürolar İle İlişkiler:

1999 sonrasında hızla artan oranda gelişim gösteren Serbest Jeoloji Mühendisliği aktif kuruluş sayısı bugün 679 A tipi ve 258 B tipi tescilli büro olmak üzere toplam 937’ye ulaşmıştır. Serbest Jeoloji Mühendisliği alanındaki kuruluşlar ve bu kuruluşlardaki Sorumlu Jeoloji Mühendisleri Oda açısından önemli bir dinamik niteliğindedir. Oda ve özel sektör arasında iletişim ve dayanışmanın daha da arttırılması sağlanacaktır.

Bu çerçevede, gerek mesleki hizmet alanlarımızı, bu hizmeti serbest olarak verecek kurum oluşumlarını tanımlamak, Serbest jeoloji mühendislik ve müşavirlik hizmetleri tescil belgesi alan kuruluşların yetki ve sorumluluklarını belirlemek, bürolarda serbest çalışan meslektaşlarımızın haklarını korumak ve güvence altına almak, Jeoloji Mühendisliği hizmetlerinin mesleki, bilimsel ve teknik esaslar ile ülke ve meslektaş yararı doğrultusunda geliştirilmesini, mesleki uygulamalarda kamu yararının gözetilmesini ve meslektaşlar arası haksız rekabetin önlenmesini ve mesleki dayanışmanın arttırılmasına ilişkin esasları düzenlemek amacıyla 20. olağan Genel Kurulda kabul edilen SMM yönetmeliğimizi resmi gazetede yayınlatarak oda ve bürolar ve hizmet verilen şahıslar arasındaki bağların kurumsallaştırılması sağlanacaktır. Serbest çalışan üyelerimizin yetkinleşmesi için meslek içi eğitim kurslarının yoğunluğu artırılacak ve öznel sorunlara yönelik periyodik toplantılar yapılarak, çözümler birlikte oluşturulacaktır.

4.9. Emekli Üyeler

Emekli üyelerimizin oda ve mesleklerinden kopmamalarını sağlayacak araçlar ve birliktelikler yaratılacak, düzenli toplantılar yapılarak birikimlerinin paylaşımları aktarılması, çalışmalara katılımlarının arttırılması sağlanacaktır.

Emekli üyelerimizin bireysel gelişimlerinde ihtiyaç duydukları bilgisayar vb. kurslar düzenlenecektir. Emekli üyelerimize hizmet verecek mekan oluşturulmasına gayret gösterilecektir.

4.10. Kamu ve Özel Sektör Çalışanları

Ücretli çalışan Jeoloji Mühendislerinin sorunları; kamu ve özel sektör olarak iki ana başlık altında ele alınacaktır. Kamuda çalışanların özlük haklarına ilişkin olarak sendikalarla birlikte mücadele esas alınacaktır.

Bu çerçevede Oda, meslektaşlar ve KESK Sendikaları arasında köprü işlevini üstlenecek; kamu işyerlerindeki işyeri çalışma koşullarında doğan olumsuzluklara karşı gerekli müdahalelerin, işyeri örgütlüğümüz ile ortak geliştirilmesi hedeflenecektir.

Özel sektörde çalışan üyelerimizin ekonomik ve özlük haklarına sendikalaşmasına ve iş güvencelerine ilişkin girişim ve çalışmalar sürdürülecektir. Özel sektörde çalışan ancak zorunlu olmasına karşın Odaya üye olmayan meslektaşlarımızın odaya kayıtları sağlanacak, Dolayısıyla odanın iş yerlerinde etkin olunmasına çaba harcanacaktır. Özel sektörde çalışan üyelerimizin sorunları ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi için komisyon kurularak çözüm üretilecektir.

4.11. İşsiz Üyeler İstihdam

Kapitalizmin krizine bağlı olarak işsizlik, emekçilerin büyüyen bir problemi olmuş, Jeoloji mühendisliğinde yaşanan işsizlikte buna bağlı olarak giderek artmıştır. Açık işsizliğin yanında yeni liberal politikalarla kurumlarda yaşanılan işlevsizleştirme sonucu ve meslek dışı hizmet alanlarında yer almanın yarattığı gizli işsizlik de varlığını korumaktadır.

Meslek alanımızı ilgilendiren tüm yasal düzenlemelerde bu yönde gerekli değişikliklerin yapılmasına çaba sarfedilerek, istihdama da katkı koyacak gerekli girişimlerde bulunulmaya devam edilecektir.

Mesleğimizde de istihdamı daraltan, işsizliği artıran özelleştirme, kapatma ve küçültmelere karşı durarak, kamu kaynaklarının merkezi planlamayla toplumsal ihtiyaçlar için kullanılmasını ve kamucu anlayış doğrultusunda üretimi ve istihdamı yaratacak yatırımların yapılması savunularak, hayata geçirilmesine çalışılacaktır.

İşsiz üyelerimizle olabildiğince ilişkiler geliştirilmeye çalışılacak, toplantılar yapılacak, sorunları ve beklentileri üzerine birlikte çözüm yolları aranacaktır.

5-YÖNETMELİK GELİŞTİRME

20 . Olağan Genel Kurulun vermiş olduğu yetki çerçevesinde örgütsel ihtiyaçlarımızı da gözeten ve işleyişi tanımlayan, kurallara bağlayan yeni yönetmelikler çıkarılacaktır.

- Kütüphane Yönetmeliği

- Jeoloji Mühendisliği Meslek ve Bilim Etiği Yönetmeliği

- Personel Yönetmeliği

- Jeoloji Mühendisi Ve Jeoloji Mühendisliği Hizmetleri Asgari Ücret Yönetmeliği

- Kurultay, Sempozyum, Kongre, Seminer Düzenleme Yönetmeliği

- Meslek İçi Sürekli Eğitim Merkezi Yönetmeliği

- Bilirkişi Yönetmeliği

- Profesyonel Genel Sekreterlik Yönetmeliği

- Arşiv Ve Sergi Yönetmeliği

21. Çalışma Döneminde bu yönetmeliklerin hazırlanma süreci katılımcı yöntemlerle kurgulanacaktır.

6. BİLİMSEL VE TEKNİK ETKİNLİKLER

BTK’nın da görüş ve önerileri dikkate alınarak mesleki etkinliklere devam edilecektir.

Gerek 59. kurultayımızın gerek 20. olağan genel kurulumuzda açıklanan “2016 Dünya Jeoloji Kongresi İstanbul” hedefi için tüm örgütsel bilgi ve ilişki birikimimiz harekete geçirilecek, DJK-2016 için mali ve idari işleyişi belirlenerek bu konuda bir çalışma grubu oluşturulacaktır.

Bu kapsamda 2008 yılında Norveç-Oslo da yapılacak DJK ülkenin ve JMO nun tanıtımına yönelik girişimlerin başlangıcı olması hedef olarak alınacaktır.

UNESCO ve IUGS tarafından ilan edilen “2007-2009 Dünya Yer Yılı (International Year of Planet Earth )”na ilişkin yine bir çalışma grubu oluşturulacak bu kurulun da mali ve idari işleyişi oluşturularak UNESCO Türkiye temsilciliği ve üniversitelerimizin jeoloji mühendisliği bölümleri ile girişimler yapılarak tanıtıcı görsel ve yazılı yayın ve broşür gibi çalışmalar yapılacaktır.

Her yıl yapılan Türkiye Jeoloji Kurultayının 60. ıncısını adına ve misyonuna uygun olarak daha etkin şekilde gerçekleştirilebilmesi için uluslar arası katılımlı ve daha geniş bir süreye yayılmış etkinlikler demeti olarak düzenlenmesi hedeflenecek, bu kurultayın 2016 Dünya Jeoloji Kongresinin de altlığını oluşturacak bir platforma dönüştürülmesine çalışılacaktır.

Sempozyum, çalıştay, kollokyum, panel, konferans vb. organizasyonların özellikle çevre, deprem- kentleşme, jeoteknik, mühendislik jeolojisi, doğal afetler, doğal kaynaklar, yer altı suları, sondaj, vb. gibi güncel konularda yoğunlaştırılacaktır. Ankara’da 1. YAS Sempozyumu ve JEOTERMAL sempozyumları gerçekleştirlecektir. Etkinliklerin büyük kentlerin dışına kaydırılarak bilimin özgürleştirici ikliminin geri kalmış yörelerde de yaşatılmasına katkı sunulacaktır. Ayrıca geçtiğimiz dönemlerde meslek ülke ve toplumu ilgilendiren güncel konularda yapılan ilk bilimsel etkinlikler şubeler üzerinden tekrarlanacaktır. Bu kapsamda Şubelerimizin sekreteryasında ve örgütleyiciliği ile Kıyı ve deniz jeolojisi, jeeoarkeoloji, 2. gap ve jeoloji, jeoteknik mermer ve doğal taş, heyelan, 2. tıbbi jeoloji sempozyumları, Şubelerimizin çalışma programları da gözetilerek koordinasyon içinde gerçekleştirilecektir.

Odamızın temel işlevlerinden biri olan bilimsel ve teknik etkinlikler konusunda organizasyon komiteleri kurulacak 21. dönem BTK nın önerdiği program sube/temsilciliklerinde düşünceleri ile zenginleştirilerek hayata geçecek ve gelişen güncel ve mesleki konularda bu program geliştirilecektir.

Jeoloji ve Jeoloji Mühendisliğine ilişkin bilimsel etkinliklerde Uluslar arası Mühendislik Jeolojisi Türk Milli Komitesi, Kil Komitesi vb jeoloji odaklı kuruluşlarla ilişkiler daha da geliştirilecektir.

Bu çalışma döneminde önemli bir etkinlik alanı da mesleki uygulama standartlarının oluşturulmasına yönelik çalışmalar olacaktır. Jeoloji Mühendisliğinin hak, yetki ve sorumluk alanlarının gelişmesi sonucu imar ve kentleşme, jeoteknik, madencilik, çevre, su yönetimi, afet yönetimi, enerji kaynakları vb geniş bir yelpazede üretilen mesleki ürünlerimiz için ulusal ve uluslararası bilimsel kriterler gözetilerek araştırma,analiz,sentez ve tasarım açısından standartlarının oluşturulması ve ulusal mevzuata kazandırılması hedeflenmektedir.

Bu dönemde Jeo-Turizm, tıbbi jeoloji, kültürel jeoloji, jeolojik miras gibi mesleğimizle ilintili popüler alanların geliştirilmesi üzerine çalışmalara hız verilecek, bu yeni alanlara karşı toplumsal duyarlılığı arttıracak ürünler kamuoyuna sunulacaktır. Dönem içinde eğitici belgeseller yapılmaya çalışılacaktır. Bunlardan en önceliklilerinden biri Çamlıdere/fosil orman belgeseli, deprem belgeseli topluma kazandırılmaya calısılacaktır.

Diğer yandan Orta Öğretimde Jeoloji dersinin müfredat programında yer alması amacıyla Milli Eğitim Bakanlığı ile daha sistematik ilişki geliştirilecektir.

7. MESLEK İÇİ EĞİTİM

Odamız etkinlikleri içerisinde yer alan seminer ve kursların bir program içerisinde sürekli mesleki eğitim sağlayacak şekilde organize edilmesi tamamen kamusal sorumluluğumuza uygun şekilde meslektaşlarımızın birikimlerini artırmaya yönelik olarak ticari faaliyeti değil toplumsal sorumluluğumuza denk düşecek şekilde yürütülmeye devam edilecektir. Üniversiteler ve kamu kurumlarında bu eğitim faaliyetlerine katkıda bulunacak eğitmenler araştırılıp, 2 yıllık dönem için “Eğitim Programı” takvimi oluşturulacaktır. bu eğitimler, geçtiğimiz dönemlerde olduğu gibi, “Jeoteknik ve diri fay çözümleri, ÇED, Sondaj Uygulamaları, Mermer, mesleki bilgisayar uygulamaları, hidrojeoloji, CBS e yönelik olacaktır. Meslek içi eğitim kursları yıllık bazda programlanarak önceden duyurulacaktır.

Eğitim faaliyetleri, sadece güncel ve yeni yerbilimleri konuları ile sınırlı kalmayacak, mesleğin tüm uygulama alanlarında meslektaşlarımızın bilgi gelişimini arttırmaya yönelik olarak düzenlenecektir. Üyeler ile yapılacak anketler ile uygulama alanlarının yoğunlaştığı konulara ağırlık verilecektir.

Eğitim çalışmalarında özel yer tutan ve ülkemiz yeraltı ve yerüstü zenginliklerinin daha iyi değerlendirilmesine olanak sağlayacak bilgilerin sunulduğu ve tartışıldığı seminer faaliyetlerine de devam edilecektir.

Bunun yanı sıra mesleğin daha iyi uygulanmasında yardımcı olacak bilgisayar programlarının kullanımına ve bilgisayar destekli tasarım gibi kurslar ile İngilizce kurslarına da devam edilecektir.

Hizmet içi eğitimde olduğu gibi yurtseverliğin sağlam temellere oturtulmasında da önemli bir bilgilenme ve bilinçlenme aracı olarak konferanslar da düzenlenecektir.

8. ÜNİVERSİTELER VE JEOLOJİ MÜHENDİSLİĞİ EĞİTİMİ

YÖK tarafından üniversitelerimize dayatılan sistem, zaman içerisinde ülkemizde kalkınmanın ve ülke kaynaklarından faydalanmanın bölgesel eşitsizliği, üniversiteler arasında da büyük uçurumların doğmasına neden olmuştur. 27 ayrı “Jeoloji Mühendisliği” eğitim programlarına her yıl 300 ü ikinci öğretim olmak üzere 1400 öğrenci alınmaktadır. Yeni üniversitelerin açılması ve öğrenci kontenjanları, ihtiyaca ve talebe göre değil, politik tercihlere ve yerellerin ticari kaygılarına göre belirlenerek, her yıl yüzlerce meslektaşımız işsizliğe mezun edilmektedir.

Üniversitelerin Jeoloji Mühendisliği programlarının, eğitim olanaklarının ve öğretim elemanı sayılarının ve uzmanlıklarının ve öğrenci kontenjanlarının değerlendirilmesi ile Jeoloji Mühendisliği eğitiminin durumu araştırılmak zorundadır. Mesleki eğitimde eksiklikleri ve sorunları ortaya koyacak bu araştırmalar, yakın gelecekte karşımıza çıkacak unvansız mezuniyet, lisans, yetkinlik, uzmanlık vb. tartışmalara bilgi sağlayacağı gibi, üniversiteler arasındaki eğitim farklılıklarını ve eksiklikleri de ortaya çıkaracaktır. Sürekli mesleki eğitim faaliyetlerinin hedef kitlelerinin belirlenmesinde yardımcı olacak bu çalışma, aynı zamanda gelişememiş ve olanakları kısıtlı olan jeoloji bölümlerinin kapatılması, öğrenci sayısının azaltılması, ikinci öğretimin kaldırılması gibi alanlarda mücadele edilmesini de sağlayacaktır.

Jeoloji Mühendisliği eğitimine yönelik her konuda işbirliğini arttırmak, ulusal ve uluslararası düzeyde araştırma, inceleme, plan ve program hizmetlerine ilişkin çalışmaların verimli ve etkili bir biçimde yürütülmesini sağlamak, amacıyla hazırlanan ve 20.Olağan Genel Kurulumuzda kabul edilen “TMMOB- Jeoloji Mühendisleri Odası Eğitim Eşgüdüm Kurulu Kuruluş ve Görevlerine İlişkin Yönetmeliği” çerçevesinde Oda ve Bölüm Başkanlıkları arasındaki ilişkinin daha sistematik ve kalıcı bir platformda gelişmesi için gerekli çaba gösterilecektir.

Jeoloji Mühendisliği Eğitim Programlarının günün ihtiyaçları temelinde yeniden oluşturulmasına ve uygulanmasına yönelik çabalar yoğunlaştırılarak öncelikle “Mühendislik Jeolojisi ve Jeoteknik Uygulamalar” dersinin zorunlu bir ders olarak programlara kazandırılması için girişimler sürdürülecektir.

8.1. Eğitim Çalıştayı Süreci

19. dönemde gerçekleştirilen Eğitim Çalıştayı sürecinde varılan sonuçların hayata geçirilmesi ve meslek eğitiminde var olan eksikliklerin giderilmesi ile gelecekte ortaya çıkacak sorunların tartışılacağı Eğitim Çalıştayı sürecine devam edilecektir. Eğitim programlarının günün ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde düzenlenmesi, uluslararası standardizasyon ve uzmanlık/yetkinlik, akreditasyon konularının yol açacağı sorunların ve çözüm önerilerinin ağırlıklı işleneceği yeni bir çalıştay düzenlenecektir. Mühendislik hizmetlerinin serbestleştirilmesi durumunda ortaya çıkacak sorunlar ve önlemler tartışılacaktır. Bu amaçla çalıştay sadece odamız ve jeoloji mühendisliği bölüm başkanlarının temsili ile değil, ilgili tüm disiplinlerden uzmanlar, hukukçular, uluslararası ilişkiler, kamu ve özel sektör çalışanlarının da katılacağı çok boyutlu bir platform haline getirilecektir. Bu platformda öğrenci temsilcilerinin de yer alması sağlanacaktır.

9. SERBEST JEOLOJİ MÜHENDİSLİĞİ HİZMETLERİ VE MESLEKİ DENETİM

Oda işleyişinin bir parçası da, kamu kurum ve kuruluşlarının dışında özel sektörde yürütülen Serbest Jeoloji Mühendisliği ve Müşavirliği Hizmetlerine yönelik faaliyetler başlığı altında toplanmaktadır. Bu güne kadar bu konudaki Oda çalışmaları 08.Nisan.1982 tarih ve 17658 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olan TMMOB Jeolojisi Mühendisleri Odası Serbest Meslek Uygulaması Yapan Büroların Tanımı ve Tescil Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde yürütülmüştür. Yönetmeliğin yayımlandığı 1982 yılında Jeoloji mühendisliği hizmetleri üreten firma sayısı çok az iken, özellikle 1999 Depremlerinden sonra, serbest piyasada Jeoloji Mühendisliği hizmetlerine duyulan ihtiyacın artması sonucu, çok sayıda Jeoloji büro ve şirketi kurulmasına paralel olarak, bu firmalara yönelik Odanın yürüttüğü işlemlerin içeriği ve sonuçları hızla değişmiştir. Sonuçta, 08.Nisan.1982 tarih ve 17658 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olan Yönetmeliği günün ihtiyaçlarına yanıt vermediği hatta bazı eksiklikleri nedeniyle gerek Oda gerekse mesleki konularda sorun yarattığı belirlenmiştir.

Odanın, 20. çalışma döneminde gereksinim duyulan kapsamlı bir yönetmelik konusunda çalışmalar tamamlanmış ve 20.Olağan Genel Kurula “TMMOB-Jeoloji Mühendisleri Odası Serbest Jeoloji Mühendislik Ve Müşavirlik Hizmetleri Ve Mesleki Denetim Yönetmeliği” kabul edilmiştir. Bu yönetmeliğin Resmi Gazete’de yayımlanması için gerekli girişimler başlatılmıştır.

21 Dönemde Jeoloji Mühendisliği kuruluşları ile Oda arasındaki ilişki bu yeni yönetmelik çerçevesinde yürütülecektir. Bu çerçeve, Jeoloji Mühendisleri Odası Bilgi İşletim Sisteminin sunduğu avantajlarla, Oda ve Bürolar arasındaki ilişkiyi daha sağlıklı bir temele taşıyacaktır. Bu düzenlemenin bürolar düzeyinde tanıtımı ve uygulama esaslarının aktarılması amacıyla merkezi ve yerel tanıtımlar gerçekleştirilecektir.

Bu yönetmelikte mesleki denetim olgusu da tanımlanmış ve yerindelik ilkesi ile birlikte tüm Oda birimlerinde hayata geçirilmesi benimsenmiş olup Jeoloji Mühendisliğinin her ürünü için etkin bir denetimin gerçekleştirilmesi hedeflenmiştir. Mesleki denetim olgusunun salt bir denetim işlevi sınırları içinde algılanması yerine teorik ve pratik deneyimin karşılıklı aktarımı süreci olarak ele alınmasını sağlayacak bir sistematik oluşturulacaktır.

Serbest Jeoloji Mühendisliği firmalarının çalışma koşulları ve ihale süreçlerinde karşılaşılan sorunlar firmalarla ortak platformlarda değerlendirilerek ortak çözüm yöntemleri geliştirilecektir.

10. HUKUKSAL ÇALIŞMALAR

Oda çalışmalarının önemli bir ayağını, hukuksal konular oluşturmaktadır. Gerek Jeoloji Mühendisi unvanına sahip meslektaşlarımıza tanınmış yetki ve olanakları zedeleyen yasal düzenlemelere gerekse Oda kurumsal kimliğine ve çalışmalarına yönelik girişimlere karşı gerekli hukuksal çalışmalar yürütülecektir.

Meslekle ilgili konularda değişen mevzuatı takip etmek amacıyla Resmi Gazete’ler, Kamu kurumlarınca hazırlanan teknik şartname, ihale ilanı vb düzenlemeler düzenli olarak taranmaya çalışılacaktır.

11. MESLEK ve BİLİM ETİĞİ

Mühendislik ve mimarlık etiğinin bir parçası olarak Jeoloji Mühendisliği etik kurallarının oluşturulması sağlanacaktır. Meslek etiğinin Jeoloji Mühendisliği eğitim programlarında ders olarak yer almasına yönelik ilgili kurumlar düzeyinde girişimlerde bulunulacaktır. Bilim ve Meslek etiğine yönelik bir yönetmelik hazırlanmasına çalışılacaktır.

12. ODA YAYINLARI

Haber Bülteni’nin güncel gelişmeleri yansıtan, üyelerin bilgilenmesi kadar ortak tartışma platformu olarak da işlev gören bir içeriğe kavuşması sağlanacak ve yayın yönetmeliği çıkarılarak işleyişi ve içeriği daha tanımlı hale getirilecektir.

Türkiye Jeoloji Bülteni ve Jeoloji Mühendisliği Dergileri mesleki alanda karşıladığı işleve uygun olarak içerik zenginliğine sahip olması için çalışmalar yoğunlaştırılacak ve çekim merkezi haline getirilecektir. TJB nin SCI e girmesi için 2008 yılı hedef alınmıştır.

Mavi Gezegen dergisinin popüler yerbilimleri çizgisinin geliştirilerek geniş kitleler tarafından izlenen bir yayın haline getirilecektir.

Süreli yayınların ve oda yayını olan kitapların jeoloji mühendisliği bölümleri ile kütüphanelere, kurum arşivlerine girerek kullanıcılara sunulmak üzere gönderilmesine devam edilecektir.

13. KÜTÜPHANE

Kütüphane yeniden düzenlenerek bilgiye daha kolay erişilebilir hale getirilecek ve aynı zamanda da kullanıcılara açılması için çalışma yapılacaktır. Ayrıca süreli ve süresiz yayınlarımız ile kütüphanedeki kitapların taranarak web’e konulmasına devam edilecektir. Kütüphanenin daha işlevsel hale gelebilmesi için kütüphane yönetmeliği çıkarılmaya çalışılacak, bu konuda kütüphane bölümlerinden destek aranacaktır.

14. JMOBİS (JEOLOJİ MÜHENDİSLERİ ODASI BİLGİ İŞLETİM SİSTEMİ)

Odamızda geçmişte kullanılan pek çok programın tek sicil mantığında toparlanabilmesi ve kullanıma sunulması, yönetici ve personelin ortak elektronik alanda çalışabilmesini sağlayan ve Jeoloji mühendisleri Odası yönetmelikleri çerçevesinde işlem yapılmasına olanaklı hale getiren JMOBİS Projesi 2005 yılı Ağustos ayında Merkez ve 11 Şubemizde kullanılmaya başlamış ve geliştirme süreçleri devam etmekte olan bir projedir.

Sağlıklı bir arşiv, doküman yapısının amaçlandığı projede oluşturulan arşivin üyelerin izlemesine açık hale getirilebilmesi için yayınlar taranarak web sayfasında izlenebilir hale getirilmiş, üyelerimizin web sayfamızda yayınlanan haber, basın açıklaması..vb konularda yorum, eleştiri ve önerilerini ekleyebilecekleri alanlar tasarlanmıştır.

Yeni çalışma döneminde Projenin geliştirilmesi yönünde çalışmalar devam edecek, üyelerimizin iletişim, nüfus, eğitim gibi bilgilerini görebilecekleri, belirli alanlarda değişiklik yapabilecekleri ve değişiklik başvurusunda bulunabilecekleri üye giriş ekranları yayına açılacak ve üyelerimizin bu ekranlar aracılığıyla internet üzerinden güvenli bir şekilde aidat ödemeleri sağlanacaktır.

Projenin bu dönem hedeflenen diğer bir amacıda şu an sisteme dahil olmayan bazı temsilciliklerimizin de iş yükleri göz önüne alınarak projeye dahil edilmeleridir. Bu amaçla şube ve temsilciliklerimizin teknik alt yapısı geliştirilecektir.

Projenin sürekliliği, geliştirilebilmesi ve yazılım boyutuyla sınırlı kalmaması için personel ve yönetici eğitimleri yapılması ve projenin geliştirme sürecinde ortaklaşılması sağlanacaktır.

14.1. WEB SAYFASI

JMOBİS Projesinin Oda idari ve mali işleyişi dışındaki ayağı olan, ayrıca gerek üyeler ile gerek toplumla ilişkisinde en etkin araç olarak gördüğü WEB sayfamız zengin, sürekli güncellenen ve bilgi sağlayan bir yapıya dönüştürülmesine devam edilecektir. Bu kapsamda: Oda bilimsel yayınlarının elektronik ortama aktarılması ile elektronik dokümantasyon hizmetlerinin geliştirilerek devamı sağlanacaktır.

Kütüphane indeksi internet üzerinden ulaşılır hale getirilecek, Jeoloji ile ilgili bağlantılar zenginleştirilecektir. İnternet üzerinden e-bülten hazırlanarak üyelerimize ulaştırılması sağlanacaktır.

Toplumsal ve mesleki konularda tartışma niteliğindeki konularına yer verilerek, üyelerimizin katkı ve görüşlerinin web sayfamızda izlenebilir hale getirilmesi ve bu görüşler doğrultusunda konular üzerinde açılım sağlanması hedeflenmektedir.

İstihdam sayfası sürekli güncellenerek, özel sektör ile değerlendirmeler, adres ve erişim bilgileri ile birlikte sunulacaktır.

15. ULUSLAR ARASI İLİŞKİLER

Uluslar arası meslek örgütleri ile ilişkilerin kurularak geliştirilmesine çaba sarfedilecek, Üye olunacak Uluslararası meslek örgütlerinin seçiminde, emeğin hakkını ve kazanılmış mesleki nosyonlarımızı koruyan, emperyalist yapılardan bağımsız örgütler olmasına dikkat edilerek, eşitlik ilkesi çerçevesinde eğitim-bilgi transferi vb. çalışmalar sürdürülecektir.

Bu çalışma döneminde uluslar arası ilişkilerin geliştirilmesi Oda Çalışma Programı açısından stratejik önemde kabul edilecektir.

16. HİZMET BÜROLARI VE PERSONEL

Odamız merkez ve Şubelerin büro işleyişinde etkinliği ve verimliliği arttırıcı teknik alt yapının güçlendirilmesine devam edilecektir. Çalışma/büro hizmet alanlarının idari işleyiş ile oda çalışma hedeflerine ulaşılmasına hizmet eder şekilde geliştirilmesine çalışılacaktır.

Personel yönetmeliği çıkarılarak, Oda ve çalışanlar açısından daha tanımlı bir işleyiş oluşturmaya çaba gösterilecektir. Bu durum, daha kalıcı bir yönetici-personel işleyişi ile, keyfiyetin de önüne geçilmesi ve daha kurumsal bir oda oluşumuna hizmet edecektir.

Ayrıca 20.dönem Genel Kurulundan alınan yetki çerçevesinde gerekli birimlerde genel sekreter istihdamına gidilerek, çıkarılacak yönetmelik çerçevesinde çalışma ilke ve işleyişi belirlenerek, Oda hizmetlerinin etkin verilmesi geliştirilecektir.

16.1. İdari İşleyiş

Odamızın gerek kendi birimleri ve üyeler, gerekse diğer kurum ve kişilerle iletişiminin daha sağlıklı kılınması amacıyla, Jeoloji Mühendisliği Bilgi İşletim Sistemi destekli, etkin bir idari işleyiş sağlanacaktır. Oda bilgilerinin daha etkin kullanımı ve hızla temini amacıyla Bilgi İşletim Sistemi içinde arşiv sisteminin oluşturulması yanında kağıt ortamda da dosyalama ( evrak kaydı) uygulanacaktır.

Oda birimlerine ulaşan yazılı başvuruların en geç 15 gün içinde yanıtlanması, Oda birimleri arasında yazılı görüş alışverişinin geliştirilmesi, üye hizmetlerinde memnuniyetin arttırılması İdari işleyişin temel ilkeleri olarak korunacaktır.

16.2.Mekan Geliştirme

Odamızın hizmet üretiminde verimliliği arttırmak, üyelerimize daha uygun ortamlar sağlamak için yeni bir Genel Merkez hizmet binası alımı için girişimlere başlanarak, sonuçlandırılmaya çalışılacaktır.

Mekan geliştirmenin yanı sıra, alanların etkin kullanımı sağlanacak, Sosyal tesislerimiz, emekli üyelerin daha iyi sosyal ortamlardan yararlanmalarına da olanak sağlayacak şekilde geliştirilecek, üyelerin nitelikli lokal hizmetinden yararlanmalarını sağlayıcı önlemler alınacaktır.

17. YÖNETİM KURULU TOPLANTILARI

Toplantılar, toplantı öncesinde iyi hazırlanılmış ve kurgusu yapılmış ise üretken olunabilen çalışma ortamlarıdır. Bu nedenle, YK toplantılarının gündemleri, hazırlıklı gelinmesini sağlayacak şekilde önerilerle ve gelişen konularla belirlenecektir. Geçmiş dönemlerde olduğu gibi bu dönemde de Yönetim Kurulu toplantıları her hafta yapılacaktır.

Toplantılar asıl ve yedek üyeler birlikte yapılacak, oy çokluğu ile karar kolaylığına düşülmeyerek konu alabildiğine irdelenip olabildiğince herkesin görüş birliğinin sağlanmasına çalışılacak; yeterli görüşmeden sonra da görüş birliği yoksa konu YK asıl üyelerinin oylarına sunulacaktır.

18. TMMOB VE DİĞER ODALARLA İLİŞKİLER

Oda etkinliklerinin TMMOB örgütlülüğü ile ilişkilendirilmesi sağlanarak üyelerimize her platformda TMMOB’ nin örgütsel önemi vurgulanacaktır. Odalar arasında dayanışmanın geliştirilmesi için ortak etkinliklere ağırlık verilecektir. Mesleki alanlardaki yetki anlaşmazlıklarının TMMOB platformlarında aşılmasına yönelik kurumsallaşmanın yaratılması en önemli hedeflerimiz arasındadır.

Verimli, üretken, örgüt içi demokrasinin kurumsallaştığı, ”profesyonel meslek örgütü” anlayışına karşı mücadele eden, emekten ve emekçiden yana bir TMMOB için çalışmalar sürdürülmeye devam edilecektir.

Bu amaçla örgütte bürokratlaşmaya yol açan dar-grupçu, dar meslekçi yaklaşımların tecrit edilmesi, profesyonel ve uzman yöneticilerin sınırlanması, Devletten, siyasal partilerden ve sermayeden bağımsızlık ilkesinin yaşam bulması, odaların piyasaya hizmet üretmemesi, Odaların TMMOB’a karşı maddi yükümlülüklerini yerine getirmesi her TMMOB platformunda savunulacak ve hayat geçmesine çalışılacaktır.

Yakın meslek disiplinleri ile geçmiş yıllarda yaşanan kimi sorunlar ve gerilimler TMMOB bünyesinde aşılmaya çalışılsa da tam olarak aşıldığı söylenemez. TMMOB geleneğinin önemli bir ayağı olan birlik anlayışının meslekler arası çalışmada belirleyici olması, dayanışma ve kollektif çalışma anlayışının yaşama geçmesi, dar meslekci yapıların sönümlendirilerek kamu yararının ve bilimsel kriterlerin ön plana çıktığı anlayışların egemen kılınması için çaba sarfedilecektir. Bunun somut olarak ifadelendirileceği birlikte iş yapmanın olanakları araştırılacak geçtiğimiz dönem içinde ortaklaşılan konularda çalışmalara devam edilecektir.

TMMOB’nin yerel/yatay örgütleri olan IKK’lerda olabildiğince güçlü bir şekilde yer alınabilmesine hatta bazı şube/temsilciliklerde İKK sekreteryasına aday olunmasına önem verilecektir

19. SENDİKALAR VE DİĞER DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİYLE İLİŞKİLER

Kamu Çalışanlarının yanı sıra özelde çalışan meslektaşlarımızın da sendikalaşma çabalarına destek olunacak; bu konudaki girişim ve çalışmalar sürdürülecektir.

Üyelerimizin ağırlıklı olarak bulunduğu kamu çalışanları sendikaları; KESK’e bağlı ESM, Yapı Yol-SEN ve TÜM-BEL SEN’le sıcak ilişkilerin sürdürülmesi, birlikte mücadele anlayışının devam ettirilmesi, dayanışmanın geliştirilmesine, Oda düzleminde çaba gösterilmesi oda faaliyetlerinde gözetilecek temel noktalar olacaktır. Kamu çalışanlarının grevli-toplu sözleşmeli sendikal hak mücadelesine katkı ve ortak mücadele doğrultusunda örgütlü çaba sarfedilecektir.

Kamu yararı ve toplumsal çıkar, barış ve demokrasi temelinde diğer demokratik kitle örgütleriyle ilişkilerin geliştirilmesine yönelik çaba içinde olan Odamız emek örgütleri ile etkinlik bazında beraber yürüyüşüne devam edecektir.

Yine, Bergama/Beyaz adımlar, nükleer karşıtı platform gibi örgütlenmeler bundan önceki dönemlerde olduğu gibi bu dönemde de etkin bir şekilde yer alınacaktır.

Bu günlerde yine enerji açığı kumpasına alınarak sıkıştırılan ve nükleer enerji konusunda ikna edilmeye çalışılan toplumsal/sosyal kesimlerde Nükleer karşıtı platform ve diğer platformlarda yer almaya devam ederek hem mesleki,bilimsel, örgütsel ve hem de siyasal karşı duruşumuza devam edeceğiz.

Yine il düzeyinde ve daha çok gönüllülük esasına dayalı yerel platformlarda (demokrasi platformu, ankaram platformu vb.) yer almaya devam edeceğiz.

20. KOMİSYONLAR

Üyelerimizin oda karar süreçlerine katılımı ile oda görüş ve değerlendirmelerinin verimli bir şekilde oluşturulmasına yönelik önemli araçlardan biri de komisyonlardır. Oda birimlerimizde mesleki ve diğer konulara yönelik çalışma alanları başlıkları altında komisyonlar kurulmasına özel bir önem verilecektir. Bu bağlamda, aşağıdaki komisyonlar kurularak çalışmalara başlanacaktır.

Bilişim, ÇED, hidrojeoloji, imar/afet, jeoteknik, jeotermal, kadın, kütüphane, lokal, madencilik sektörü, mermer, serbest çalışanlar, sondaj, sosyal ilişkiler, uluslar arası ilişkiler, yapı denetimi ve yapı malzemeleri ve yönetmelik hazırlama komisyonları.

21. YASAL DÜZENLEMELER

Son yıllarda ülkemizde yürürlüğe giren yasaların arkasında AB, IMF ve Dünya Bankası gibi uluslar arası sermaye kuruluşları olduğu bilinmektedir. Neo liberal politikaları yansıtan bu yasal düzenleme ve uygulamaları ile; ülke kaynakları yerli ve yabancı sermayeye yağmalatılmış, kamusal alan çökertilmiş, emekçilere yönelik saldırıların şiddeti arttırılarak, özelleştirmeler ve yaşanan krizler sonucu işsizlik ve yoksulluk hızla büyümüştür.Bu uygulamaların ülkemizin gerçek ihtiyaçlarına yanıt vermediği, dinamiklerini hayata geçirmediği, görece var olan Sosyal Devlet anlayışına bile uygun olmadığı açıktır.

Bu çerçevede gerek mesleki gerekse diğer alanlara yönelik yasal düzenlemeler karşısında Yasal düzenlemelerin sermayeye hizmet eden özünden kopartılarak, kamusal çıkarlara ve bilimsel gerçekliğe uygunluğu konusundaki değerlendirmelerini kamuoyuna güçlü bir şekilde ulaştırma ve bu yönde mücadele etme temel alınacaktır. Başta TMMOB odaları olmak üzere DKÖ, Sendikalar ve diğer emek örgütleri ile güçlü bağlar kurup, ortak çalışmalar yürüterek, birlikte mücadele hayata geçirilecektir. Toplumu ve mesleğimizi ilgilendiren mevcut veya yeni yasal düzenleme ve yönetmelikleri, zamanında ve derinlemesine inceleyerek, örgütün ortak üretimi ile toplumu/üyeyi bilgilendirerek, kamusal ve mesleki çıkarların yasal düzenlemelerde yer almasına çaba sarf ederek, gerekli mücadele yürütülecektir. Mesleki alanımıza ilişkin mesleki ve toplumsal ihtiyaca cevap vermeyen başta YAS olmak üzere kanun taslakları hazırlanacak, düzenlemesi bulunmayan jeotermal örneğinde olduğu gibi yasa önerileri hazırlanacaktır. Kamu yararı ve mesleki hak yetki ve sorumluluklarımızı göz ardı eden düzenlemelere karşı hukuki girişimlerimiz bu dönemde de sürdürülecektir.

22. DEMOKRATİKLEŞME

JMO bir kurum olarak gerek iç işleyişinin gerekse faaliyetlerindeki amaç ve ilkelerinin bir sonucu olarak ülkemizdeki demokrasi mücadelesinin bir parçasıdır.

Odamızın kendi alanına yönelik belirlediği tüm konuların/sorunların diyalektik olarak diğer toplumsal sorunlarla ilişkisi olduğu açıktır. JMO, Oda siyaset ilişkisini; dar grupsal çıkarlara yönelik siyasi çevre – grup - parti ilişkisi olarak görmeyerek, mesleğimizin çıkarlarını da doğal olarak kapsayan emeğin ve kamusal çıkarların doğrultusunda siyaset yapılmasını esas alarak, emekten yana örgütlenmelerle dayanışma içinde olunmaya devam edilecektir. Odamız her türlü cins, ulus, dil, din ayrımcılığına ve baskısına karşı temel insan haklarının savunucusu olmaya devam edilerek,.Bu hakların hayata geçirilmesi için mücadele edilecektir.

Kürt sorununun çözümü için demokratik açılımlar yapılarak, halkların eşitlik, kardeşlik ve gönüllü birlik temelinde bir arada yaşamasının koşullarının yaratılması savunulacaktır.

23.ÇEVRESEL SORUNLAR

Bu çalışma döneminde de sağlıklı ve güvenli yaşam çevresinde yaşama hakkının korunması amacıyla gelişen muhalefet hareketleri ve Beyaz Adımlar gibi mücadele platformlarının çalışmaları özenle takip edilecek, bu süreçlerin etkin bir katılımcısı olunması hedeflenecektir.

Siyanürlü Altın İşletmeciliği, Nükleer Enerji Santral inşası gibi giderilmesi mümkün olmayan çevre sorunları yaratacak girişimlere karşı Bergama, Uşak-Eşme, Sinop gibi yöre halkıyla olan dayanışma arttırılarak sürdürülecektir.

24.MALİ İŞLEYİŞ

Odamızın mali politikalarında merkezi bütçe ve bütüncül kaynak planlaması anlayışı gözetilmeye devam edilecek, Oda mali kaynaklarının yönetiminde açıklık ve bu kaynakların Oda örgütlülüğünün ve meslektaşlarımızın gelişmesine yönelik kullanımı konusunda titizlik ve şeffaflık sürdürülecektir.

Mali işleyişimiz, oda mali işler yönetmeliği ile bütçe uygulama esasları dahilinde sürdürülmeye devam edilecektir. 20.Genel Kurulda mali yönetmelikte yapılan değişiklik uyarınca, Şube/temsilcilik hesaplarında biriken paranın bütçe uygulama esasları ile belirlenen limitlerinin dışında otomatik virman hesabı ile genel merkez hesaplarına aktarılmasına genel merkez talimatı ile geçilmesi yönünde çalışma başlatılacaktır. Ayrıca tüm şubelerimizde ve bankalarda hesabı bulanan bazı temsilciliklerde post makinesi ile tahsilat uygulamasına geçilmesi planlanacaktır. Yine JMOBIS kapsamında aidat ödenmesi ile kredi kartı ödemesi uygulamasına geçilecektir.

Zaman zaman şube/temsilciliklerimizde yaşanan mali işleyişteki farklı uygulamaların ortadan kaldırılmasına yönelik olarak yılda en az 1 kez saymanlar toplantısı yapılacaktır.

Bütçe dengesini bozmadan hizmet mekanları başlığında da ifade edildiği gibi şubelerimizin ve genel merkezin mekanlarının düzenlenmesi, geliştirilmesinin yanı sıra, dönem içinde tüm şubelerin hizmet mekanı sahibi olmasına çaba gösterilecektir. Ayrıca yine oda bilgi işletim sisteminin de bir parçası olacak şekilde örgüt birimlerimizin teknik altyapısının geliştirilmesine devam edilecektir.

Okunma Sayısı: 2805
TMMOB
Jeoloji Mühendisleri Odası