TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası
MAVİ GEZEGEN`İN 35. SAYISI YAYIMLANDI
Mavi Gezegen`in 35. Sayısında Prof. Dr. Cemal Tunoğlu, Prof. Dr. Muhittin Görmüş, Oğuz Mülayim, Bahattin Demir ve Prof. Dr. Nizamettin Kazancı`nın yazıları yer alıyor.

Yerbilimleri, geçmişi okumayı bilen ama gözü her zaman geleceğe dönük olan bir disiplindir. Kayaçlarda, fosillerde, yapısal izlerde ve insan emeğinin bıraktığı kayıtlarda yalnızca “olanı” değil, “nasıl ve neden” sorularının yanıtlarını da arar. Mavi Gezegen’in bu sayısı da okurlarını, milyonlarca yıl öncesinden günümüze, doğadan bilime uzanan geniş bir zaman ve konu yelpazesinde bir yolculuğa davet ediyor.

Bu sayımızın ilk yazısında Prof. Dr. Cemal Tunoğlu, Kastamonu Devrekani’de gerçekleştirilen son derece önemli bir bulguyu bizlerle paylaşıyor. “Türkiye’de ve Asya’da 65 Milyon Yıl Öncesine Ait İlk Mosasaurus hoffmanni Keşfi” başlıklı çalışma, yalnızca ülkemiz için değil, Asya paleontolojisi açısından da ses getirecek nitelikte. Bu keşif, Geç Kretase denizlerinin Anadolu üzerindeki izlerini somut bir fosil kaydıyla gözler önüne seriyor. Fosillerle ilgili bir diğer yazıda Prof. Dr. Muhittin Görmüş, kamuoyunda sıkça yanlış yorumlanan bir konuyu ele alıyor. “Taşlaşmış Arpa mı, Yoksa Milyon Yıllık Deniz İzleri mi? Loftusia” başlıklı yazı, özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da yaygın olarak görülen Loftusia fosillerinin bilimsel anlamını sade ve öğretici bir dille açıklıyor. Coğrafi adlandırmalar da yerbilimleri literatüründe zaman zaman kavram karmaşasına yol açabiliyor.

Oğuz Mülayim, “Nemrut Dağı: İsim İkilemi Gölgesinde Bir Dağ” başlıklı yazısında, sıklıkla birbirine karıştırılan Doğu Anadolu’daki volkanik Nemrut Dağı ile Adıyaman’daki Nemrut Dağı’nı tarihsel, coğrafi ve jeolojik yönleriyle karşılaştırıyor; bu karışıklığın nedenlerini ortaya koyuyor. Aynı yazarın ikinci katkısı ise bizi bu kez yerbilimlerinin insan öykülerine götürüyor. “Ortadoğu’yu Şekillendiren Petrol Jeologları: George Martin Lees ve Hugo de Böckh” başlıklı yazı, Ortadoğu petrol jeolojisinin gelişiminde iz bırakan iki önemli jeoloğun bilimsel ve mesleki mirasını hatırlatıyor.

“Tarihten Notlar” köşemizde bu sayıda, Türkiye’de jeoloji eğitiminin öncülerinden biri olan Prof. Dr. Ahmet Malik Sayar hocamızı anıyoruz. Bahattin Demir ve arkadaşlarının kaleme aldığı “Ahmet Malik Sayar’ın Anısına Saygıyla” başlıklı yazı, bir hocayı, bir bilim insanını ve bir dönemi belge niteliğinde satırlarla günümüze taşıyor. Editoryal Kritik bölümünde ise Prof. Dr. Nizamettin Kazancı, akademik ve mesleki yaşamda sıkça yapılan bir kavram hatasına dikkat çekiyor. “‘Toplantı’ Yanlışları” başlıklı yazı, sempozyum, kongre, kurultay, çalıştay gibi toplantı türlerinin doğru kullanımını açıklayarak, dilde ve bilimsel iletişimde özenin önemini bir kez daha hatırlatıyor.

2025 yılını geride bırakırken, yerbilimlerinin hem bilimsel hem de toplumsal öneminin daha fazla hissedildiği bir dönemdeyiz. 2026’ya girerken, doğayı anlamaya, bilimsel bilgiyi paylaşmaya ve mesleki birikimi gelecek kuşaklara aktarmaya devam edeceğimize olan inancımızı koruyoruz. Yeni yılın tüm okurlarımıza sağlık, umut ve bilimle dolu günler getirmesini diliyoruz.

Dergimizi okumak için lütfen tıklayınız

Editör Kurulu

Okunma Sayısı: 153
Fotoğraf Galerisi
TMMOB
Jeoloji Mühendisleri Odası