TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası
İLLER BANKASI ANONİM ŞİRKETİ HAKKINDA KANUN TASARISI " ÜZERİNE TMMOB-JEOLOJİ MÜHENDİSLERİ ODASI'NIN GÖRÜŞ VE ÖNERİLERİ

"İLLER BANKASI ANONİM ŞİRKETİ HAKKINDA
KANUN TASARISI " ÜZERİNE

TMMOB-JEOLOJİ MÜHENDİSLERİ ODASI‘NIN GÖRÜŞ VE ÖNERİLERİ

 

 

İller Bankası, "İller Bankası Anonim Şirketi Hakkında Kanun Tasarısı " ile, ülkemizde 1980‘li yıllardan itibaren uygulanmaya başlayan neo-liberal politikalar sürecine paralel olarak yeniden yapılandırılmak istenmektedir. Bahsedilen kanun taslağı ile İller Bankası görevleri, organları ve personeli ile ortadan kaldırılarak İLBANK Anonim Şirketi adı altında farklı bir kuruluşa dönüştürülmektedir.

 

İller Bankası 1933‘de kurulan Belediyeler Bankası‘nın devamı olarak 1945‘te kurulmuştur. Banka , sadece yerel altyapı yatırımlarının finansmanını sağlamakla kalmamış, aynı zamanda bu yatırımların ilgili belediyeler adına uygulanmasını gerçekleştirmiştir. Yani süreç içinde İller Bankası belediyelerin teknik uygulamaya yönelik görevlerinde temel destekleyici bir rol oynamıştır. Kentsel yerel yatırımları finanse eden ve gerçekleştiren kurum, yerel yönetim maliyesi sisteminde yönetici, yönlendirici, üretici, yüklenici, denetleyici gibi çeşitli işlevleri üstlenerek varlık göstermiştir. Halen 1405 teknik personel ve toplam 4058 uzman kadrosuyla, 3216 belediye, 81 adet il özel idaresi, 15 adet su ve kanalizasyon idaresi olmak üzere toplam 3314 adet mahalli idareye hizmet vermektedir.

 

İller Bankası bankacılık faaliyetlerini bankacılık kanunu hükümlerine göre değil, kendi tüzüğünde yazılı esas ve koşullara göre yerine getirmektedir. İller Bankası gerek parasal gerekse teknik çalışmalarını, kuruluş amacına uygun olarak, ticari bir amaçla değil, kamu hizmeti gören bir kamu kurumu olarak yerine getirmiş, yerel yönetimlerin gelişmesi ve güçlenmesinde oldukça önemli roller üstlenmiştir. İller Bankasının tarihi aynı zamanda Cumhuriyet dönemi belediyecilik tarihi ile özdeştir.

 

1980‘lerden buyana dünyada egemenlik kazanan neoliberal politikalar, sosyal devleti ekonomik krizin baş sorumlusu ilan etmiş ve özelleştirme, yerelleştirme vb araçlarla sosyal devletin tasfiyesini hedeflemiştir. Bu süreç 24 Ocak kararlarının açtığı yolda 19990‘lardan itibaren ivmelenemiş bir şekilde ülkemizde de bolca taraftar bulmaya başlamış, siyasi iktidarların programlarında temel hedef olarak ilan edilmiştir. İller Bankası‘nın "anonim şirkete" dönüştürülme istemi de bu süreç içinde 1980‘li yıllardan beri dillendirilmektedir. Adım adım uygulanan politikalar sonucu "yeniden yapılanma" adı altında kentsel altyapı finansmanı için etkin kamu kredileri sağlama işlevinden uzaklaştırılmıştır. Kentsel altyapı alanında kamusal kredi sağlanmasına ilişkin olarak Banka‘nın boşalttığı alan Uluslararası finansman kuruluşları tarafından doldurulmuş ve kentsel altyapı finansmanı köklü bir değişikliğe uğratılmıştır. 1984 yılında üç kentimizde (Ankara, İstanbul, İzmir) büyükşehir belediyelerinin kurulmasıyla İller Bankası‘nın büyük yerleşmelerdeki etki alanı daralmış ve bu şehirlerde altyapı hizmetleri doğrudan Büyükşehir belediyelerince yapılmaya başlanmıştır. Böylece 1981 yılında kurumsal altyapısı oluşturulmuş bulunan "İSKİ modeli" gittikçe diğer büyükşehir belediyelerinin tamamına yayılmış ve bu belediyelerin yatırımları dış borçlanmaya açık hale getirilmiştir. Aynı yıl, "merkezin" tekelinde bulunan ihaleye çıkma yetkisi "bölge müdürlüklerine" de verilerek Banka‘nın yerelleşmesi sağlanmıştır. 1990‘da ise Hazine Dış Ticaret Müsteşarlığı‘nca alınan karar doğrultusunda, 1960‘tan beri kendisine KİT statüsü kazandıran hukuksal özelliklerden soyutlanarak bir kalkınma ve yatırım bankasına giden yol açılmıştır. Diğer yandan, belediyelerin yatırımlarını finanse etmenin başlıca kaynağı olan Belediyeler fonu IMF isteği doğrultusunda 1993‘ten itibaren kısılıp nihayet 2001 yılı sonunda ortadan kaldırılarak Banka‘nın yatırım alanından geri çekilmesi sağlanmıştır.

 

Ekim 2002 tarihinde Dünya Bankası tarafından hazırlanan "Türkiye Belediye Sektörü İncelemesi" adlı raporda İller Bankası‘nın yeniden yapılandırmasına yer verilmiş, Banka‘nın mevcut sorumluluk ve faaliyetlerinin belediye mali sektörünü aksattığı ve Banka‘nın bir kalkınma kurumu olarak etkin şekilde faaliyet göstermesini de zorlaştırdığı belirtilmiştir. Yeniden yapılandırmanın ana teması olarak Banka‘nın kamu fonlarını etkin şekilde aktaran bir kurum haline getirilmesi öngörülmüştür. Buna göre Banka bağımsız bir kurul tarafından yönetilmeli, herhangi bir bakanlığa bağlı olmamalıdır. Banka, sermayenin geri kazanılması ve işlevlerin sürdürülebilmesini sağlayacak şekilde faiz oranları ve kredi koşullarını uygulayarak merkezi idare ve yerel yönetimlerden aldığı desteğe olan bağımlılığını azaltmalıdır. Ortak idarelerin katkı paylarına duyulan ihtiyaç zaman içinde ortadan kaldırılmalıdır. Rapor uzun vadede ise, bir mali aracı olarak faaliyet göstermek üzere İller Bankasının, belediyeler için özel fonların sağlanmasında önemli bir rol oynayabileceğini öngörmektedir.

 

Tüm bu öngörüler eşliğinde hazırlanan ve Resmi Gazetede 30 Eylül 2003 tarihinde yayınlanarak 01.01.2004 tarihinden itibaren yürürlüğe giren İller Bankası Kanunu Uygulama Yönetmeliğine göre;

 

-Banka, belediyeler adına yapım ihalelerinden çekilmiş olup, ihaleler belediyelerce gerçekleştirilecektir. İhale konusunda yardıma ihtiyaç duyan belediyelere eleman ve teknik destek sağlanacaktır. Ancak hiçbir şartta ihale yapamayacak durumda olan belediyelerin ihaleleri ise Bakanlık onayı ile yine Bankaca yapılabilecektir.

-Bankaca kredilendirilen işlerde, Banka ile ilgili idare müştereken kontrollük görevi yapacaktır. Asıl olan Banka ile idarenin müştereken kontrollük görevini yapması olmakla birlikte, yerel yönetimin hiçbir teknik imkanı olmaması durumunda, Banka yine eskisi gibi tam kontrollük hizmetini yürütebilecektir.

 

Yönetmelikte de öngörüldüğü gibi yerel idarelerin yatırımlarına artık kendilerinin karar verip yürütmesi, diğer bir ifadeyle yerelleşmenin önünü açılmıştır. Yani 1984 yılı itibariyle Büyükşehir belediyeleri için başlatılan sürecin dereceli ve geçişli bir şekilde diğer belediyelere de uygulanması söz konusu olmaktadır.

 

Hukuki sürecin tamamlanmasıyla birlikte 19 Kasım 2004 tarihinde hazırlanan İller Bankası Stratejik Planında iç ve dış piyasalardan temin edilen hibe ve uygun koşullu kredilerin etkin bir şekilde kullanımının sağlanarak yatırım bankacılığı işlevinin güçlendirilmesi, bu doğrultuda 2010 yılına kadar kullanılan dış kredilerin toplam kredilere oranının % 20 olması; İller Bankası‘nın kurumsal kapasitesinin geliştirilmesi, bu doğrultuda 2006 yılı sonuna kadar uluslararası finans kuruluşlarından ve AB‘den sağlanacak hibe ve kredilerin belediyelere kullandırılması; AB‘den ve uluslar arası finans kuruluşlarından sağlanacak kaynakların Banka aracılığı ile belediyelerin kentsel altyapı projelerinde kullandırılması, bu doğrultuda ise 2006 yılı içinde AB ile ilgili en az bir projeye mali destekte bulunulması ve AB projelerine ihtiyaç duyulduğu ölçüde teknik destek sağlanması belirtilmiştir.

 

Yeniden yapılandırma konusunda gelinen son noktada ise 8 Şubat 2006 tarihinde Dünya Bankası (DB) ile "Belediye Hizmetleri Projesi" ile ilgili olarak ikrazlar antlaşması yapılmış, Banka‘nın gerçek anlamda bir kalkınma ve yatırım bankasına dönüştürülmesine yer verilmiştir. Bu proje kapsamında DB, İller Bankası yatırımlarında kullanılmak üzere 213 milyon Euro‘luk kredi kullandırma kararı almıştır.

 

Yukarıda genel başlıklarıyla anlatılan sürecin sonunda, bugün İller Bankası Genel Müdürlüğünün tasfiyesi ve İLBANK AŞ. olarak yeniden yapılandırılması amacıyla hazırlanan kanun taslağı 01.12.2006 tarihinde Başbakanlıktan geçerek Meclis Plan ve Bütçe Komisyonuna verilmiştir.

 

Bu kanun taslağı ile İller Bankası görevleri, organları ve personeli ile ortadan kaldırılmak istenmekte, başına geleceklerden bihaber "ortak" belediyeler ise yerelleştirilme politikalarıyla ulusal ve uluslararası piyasaların kucağına atılmakta ve kendi kaderlerine terk edilmektedirler. İler Bankası‘nın ortağı konumundaki belediyeler artık kalkınma ve yatırım bankası vasıflı İLBANK‘ın "müşterisi" olacaklardır. Altyapı finansmanı yabancı banka ve özel piyasalara terk edilmiş yerel yönetimler yatırımlarını yapmak, projelerini hayata geçirecek uygulamaları başlatabilmek ve hatta gerekli malzemeyi almak için, finansörlerinin işbirliği içinde oldukları şirketlerle çalışmaya ve yapılacak tesislerin işletiminin özelleştirilmesi için zorlanacaklardır. Hazine garantili özelleştirmeler eliyle ipotek, haciz, uluslar arası tahkim koşulları ile baş başa bırakılacaklardır.

 

İLBANK Kanun Tasarısında Banka Personeli kısmının 4. Maddesi 1. fıkrasında, Banka hizmetlerinin gerektirdiği görevler, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve diğer kanunların sözleşmeli personel hakkındaki hükümlerine tabi olmayan sözleşmeli personel eli ile yürütülür denilmekte, fakat çalışanların nasıl bir sözleşme hükmüne tabi oldukları belirtilmemekte, muğlak bırakılmaktadır.

 

Yine 4. Maddenin 2. ve 3. fıkralarında Banka personelinin hizmete alınması, nitelikleri, atanma, ilerleme, yükselme, görevden alınma şekilleri, görev ve yetkileri, disiplin esasları, yükümlülükleri, unvan ve sayıları Devlet Personel Başkanlığının görüşü üzerine Bakanlar Kurulu kararı ile çıkarılacak yönetmelik ile düzenlenir, ücret ve diğer mali ve sosyal hakları ile sözleşme esasları, Yönetim Kurulunca belirlenir denilmektedir.

 

Anılan hükümlerde Banka personelinin nitelikleri ve çalışma koşulları, görev ve yetkileri ile ilgili hiçbir husus bulunmamakla birlikte böyle idari bir düzenlemenin Bakanlar kurulunca çıkarılacak yönetmeliğe, mali ve sosyal hakların ise Yönetim Kuruluna bırakılması yasal güvence yoksunluğu nedeniyle bu hükümlerin kolaylıkla değiştirilmesine neden olacak bir keyfiyet yaratmaktadır.

 

Halen İller Bankasında çalışan mevcut 4058 personelin durumu ile ilgili Geçici Madde 5‘in 2. ve 3. fıkralarında kadroları iptal edilen personelden Bankada sözleşmeli olarak çalışmak isteyen ve bu istekleri Banka tarafından uygun görülenler bu Kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren en geç üç ay içerisinde Bankadaki durumlarına uygun pozisyonlara atanır ve söz konusu pozisyonlara atama işlemi yapılıncaya kadar Bankaca ihtiyaç duyulan işlerde görevlendirilebilir. Bunlar, Bankada yeni bir pozisyona atanıncaya kadar, eski kadrolarının aylık, ek gösterge, her türlü zam ve tazminatlar ile diğer mali haklarını almaya devam ederler, Sözleşmeli olarak çalışmayı kabul etmeyen ya da çalışması uygun görülmeyen personel Yönetim Kurulunca belirlenerek bu Kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren en geç üç ay içerisinde Devlet Personel Başkanlığına bildirilir. Devlet Personel Başkanlığı kendisine bildirilen personel listelerini en geç kırkbeş gün içinde (özelleştirme kapsam ve/veya programındaki kuruluşlar hariç) tespit edeceği kamu kurum ve kuruluşlarındaki boş kadrolara atanmalarını sağlamak üzere ilgili kurum ve kuruluşa gönderir. İlgili kurum ve kuruluş, bildirimin ulaştığı tarihten başlayarak en geç beş iş günü içinde bu personelin kazanılmış hak aylık derecelerini dikkate almak sureti ile atamalarını yaparak, atamalara ilişkin bilgileri Devlet Personel Başkanlığına bildirir, denilmektedir.

 

Banka tarafından "uygun görülmenin" hangi organ tarafından yapılacağı, eğer bu organ Yönetim Kurulu ise hangi "kriter ve kıstasa göre uygunluğun" kimler tarafından Yönetim Kuruluna önerileceği muğlak ve akıllarda soru işareti bırakmaktadır. Aynı şekilde uygun görülenlerin uygun pozisyonlara atanmasına kadar ihtiyaç duyulan işlerde görevlendirilmesi, personelin bulunduğu bölgelerden başka bölgelerde de çalıştırılabileceğini ve doğal bir seleksiyon süreci yaşatacağı izlenimini vermektedir. Geçici Madde 6‘nın 2. fıkrasındaki 4759 sayılı Kanun uyarınca İller Bankası tarafından ihale edilen veya halen Bankanın kontrollüğünde yürütülmekte olan belediye ve il özel idarelerine ait yapım, mal alım, hizmet ve danışmanlık işleri sonuçlandırılıncaya kadar 4759 sayılı İller Bankası Kanunu ve diğer ilgili mevzuat hükümlerinin uygulanmasına devam olunur denilmesi zorunlu olarak bir süre daha teknik elemanların çalıştırılabileceğine işaret etmekte ve doğal seleksiyon sürecini desteklemektedir. Ancak İller Bankası elindeki mevcut işlerin bitmesiyle "vizyonu" olan kalkınma ve yatırım bankası niteliğindeki İLBANK kimliğine bürünecektir. Bu saatten sonra konusunda uzmanlaşmış mevcut teknik personelin Banka‘da çalışmaya devam etmesinin uygun görülmeyeceği ve Devlet Personel Başkanlığı‘nın "özelleştirme mağduru havuzuna" atılacağı açıktır.

 

1945 yılından beri İller Bankası‘nın ortağı durumunda olan belediyelerin hiçbir fikri sorulmadan ortaklıktan çıkarılmalarının hukuk devleti kurallarıyla bağdaşır yanı olmadığı gibi, yerelleştirme politikalarıyla ulusal ve uluslararası piyasaların insafına terk edilmeleri, aynı şekilde 60 yıllık bir birikimi birbirine aktaran uzman kadronun, kazanılmış haklarının ellerinden alınması ve belirsiz bir geleceğe mahkum edilmeleri kabul edilemez bir durumdur.

 

3200 civarındaki belediyelerin çoğunda yeterli miktarda içmesuyu yok, %90 ‘ının kanalizasyon şebekesi, atık su arıtma tesisi ve düzenli katı atık deponi sahaları yoktur. Bu durum çok büyük bir miktarda yatırım potansiyeli olduğunu göstermektedir. İMF bu yatırımlardan uluslararası sermayenin pay almasını istemektedir. İller Bankasının varlığı ve bugünkü yapısı (teknik eleman gücü bakımından) buna engel olarak görülmektedir.

 

Bu çerçevede, belediyelerin yapacağı yatırımların uluslararası sermayeye açılmasına,özel hukuk hükümlerine göre sendikasız, örgütsüz insanlar çalıştırılmasına, iktidar yanlısı kadrolaşmaya neden olacak "İller Bankası Anonim Şirketi Hakkında Kanun Tasarısı"nın ivedilikle geri çekilerek, ilgili meslek odaları, yerel yönetimler ve çalışanların görüşleri alınarak Genel Müdürlüğü kamu yararı ve bilimsel ilkeler çerçevesinde daha kaliteli ve etkin hizmetler üretecek şekilde yapılandırılması sağlanmalıdır.

 

 

 

 

 

İLLER BANKASI ANONİM ŞİRKETİ HAKKINDA KANUN TASARISI

Amaç ve kuruluş

MADDE 1- (1) İl özel idareleri, belediyeler ve bağlı kuruluşları ile bunların üye oldukları mahalli idare birliklerinin finansman ihtiyacını karşılamak, mahalli müşterek hizmetlerine ilişkin projeler geliştirmek ve bu idarelere danışmanlık hizmeti vermek amacıyla, bu Kanun ile düzenlenen hususlar dışında özel hukuk hükümlerine tabi, tüzel kişiliğe sahip ve merkezi Ankara‘da bulunan, Başbakanlıkla ilgili İller Bankası Anonim Şirketi unvanı altında bir kalkınma ve yatırım bankası kurulmuştur.

 

(2) İller Bankası Anonim Şirketinin kısa adı İLBANK‘tır.

 

Sermaye

MADDE 2- (1) Bankanın sermayesi 3.000.000.000,00 Yeni Türk Lirasıdır. Bu sermaye her biri 1,00 Yeni Türk Lirası itibari değerde 3.000.000.000 adet nama yazılı hisseye ayrılmış olup, tamamı Hazineye aittir. Sermaye Genel Kurul kararı ile artırılabilir.

(2) 29/6/1956 tarihli ve 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 277 nci maddesi Banka hakkında uygulanmaz.

Bankanın organları

MADDE 3- (1) Genel Kurul, Banka hissedarlarından oluşur. Genel Kurul, bu Kanun hükümleri saklı olmak üzere Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre görev yapar.

 

(2) Yönetim Kurulu, Genel Kurula karşı sorumlu karar organıdır. Yönetim Kurulu yedi üyeden oluşur. Genel Müdür aynı zamanda Yönetim Kurulunun üyesidir. Yönetim Kurulunun kalan altı üyesi Genel Kurul tarafından seçilir. Yönetim Kurulu, yemin törenini izleyen ilk toplantıda, aralarından bir üyeyi Yönetim Kurulu Başkanı, Genel Müdür dışındaki bir üyeyi de Başkan Vekili olarak seçer.

 

(3) Banka Yönetim Kurulu üyeliğine seçilebilmek için 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanununda aranan nitelikleri haiz olmak şarttır.

 

(4) Yönetim Kurulu üyelerinin görev süresi üç yıldır. Görev süresi sona eren üyeler tekrar seçilebilir. Süresi dolmadan üyeliğin boşalması halinde, Türk Ticaret Kanunu hükümleri uygulanır.

 

(5) Bankanın Denetim Kurulu üç üyeden oluşur. Denetim Kurulu üyeleri hissedarlarca önerilen adaylar arasından Genel Kurulca seçilir. Denetçilerde Yönetim Kurulu üyeleri için gereken şartlar aranır. Denetçiler, Türk Ticaret Kanununun ilgili hükümlerine göre çalışır. Denetim Kurulu üyelerinin görev süreleri üç yıldır. Görev süresi sona erenler tekrar seçilebilir. Süresi dolmadan üyeliğin boşalması halinde Türk Ticaret Kanunu hükümleri uygulanır.

 

(6) Banka Genel Müdürünün, Bankacılık Kanununa göre genel müdür vasıflarını haiz olması zorunludur. Genel Müdür ortak kararname ile atanır. Genel Müdür ve Yönetim Kurulu Başkanlığı görevleri aynı kişi tarafından icra edilemez.

 

Banka personeli

MADDE 4- (1) Banka hizmetlerinin gerektirdiği görevler, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve diğer kanunların sözleşmeli personel hakkındaki hükümlerine tabi olmayan sözleşmeli personel eli ile yürütülür.

 

(2) Banka personelinin hizmete alınması, nitelikleri, atanma, ilerleme, yükselme, görevden alınma şekilleri, görev ve yetkileri, disiplin esasları, yükümlülükleri, unvan ve sayıları Devlet Personel Başkanlığının görüşü üzerine Bakanlar Kurulu kararı ile çıkarılacak yönetmelik ile düzenlenir.

 

(3) Banka personelinin ücret ve diğer mali ve sosyal hakları ile sözleşme esasları, Yönetim Kurulunca belirlenir. Ancak, aylık ücret, her türlü sosyal yardım, zam, tazminat, ödenek veya diğer adlar altında yapılan bütün ödemelerin aylık ortalaması, Yüksek Planlama Kurulunca Banka için tespit edilecek üst sınırı aşamaz.

 

(4) Banka personeli, sosyal güvenlik yönünden 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununa tabidir.

 

Çeşitli hükümler

MADDE 5- (1) Banka, bu Kanunda yer alan hükümler dışında, Bankacılık Kanunu ve genel hükümlere tabidir.

 

(2) Bankaya bedeli ödenmeden bir görev verilemez.

 

(3) Bankanın çalışma konuları, organları, sermaye miktarı, hisseleri, hesapları, gelirleri, kâr, kontrollük ve sigorta hizmet gelirlerinin dağıtımı ile bu Kanunda hüküm bulunmayan Bankanın işleyişi ile ilgili diğer hususlar ana sözleşme ile düzenlenir.

 

(4) Bankacılık Kanununun karşılıklara ilişkin hükümleri ile diğer koruyucu hükümleri Banka hakkında uygulanmaz.

 

Yürürlükten kaldırılan hükümler

MADDE 6- (1) 13/6/1945 tarihli ve 4759 sayılı İller Bankası Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır.

 

Devir

GEÇİCİ MADDE 1- (1) İller Bankasının hisseleri başka bir işleme gerek kalmadan ve bedelsiz olarak Hazineye devredilmiş sayılır. Hisse devir işlemlerinde Bankacılık Kanununun 18 inci maddesinin üçüncü fıkrası hükmü uygulanmaz.

 

Ödenmiş sermaye

GEÇİCİ MADDE 2- (1) Bankanın itibari ve ödenmiş sermayesi arasındaki farkın karşılanmasında Bankacılık Kanununun sermayenin nakden ödenmesine ilişkin hükümleri uygulanmaz.

 

Ana sözleşme ile kurul üyeleri

GEÇİCİ MADDE 3- (1) Bankanın ana sözleşmesi, bu Kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren en geç üç ay içinde yapılacak ilk Genel Kurulun onayı ile yürürlüğe girer.

(2) Mevcut Yönetim ve Denetim Kurulu üyelerinin görevleri Genel Kurulda yenileri seçilinceye kadar devam eder.

 

Muafiyet ve tescil

GEÇİCİ MADDE 4- (1) Bu Kanun çerçevesinde yapılacak işlemler ve bu işlemlere ilişkin olarak düzenlenecek kâğıtlar her türlü vergi, resim ve harçtan muaftır. Ticaret siciline tescil işlemlerinden ücret alınmaz. 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun 39 uncu maddesinin (c) bendi hükmü Banka hakkında uygulanmaz.

 

Mevcut personel

GEÇİCİ MADDE 5- (1) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte İller Bankası Genel Müdürlüğüne ait kadrolar iptal edilerek 190 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin ilgili bölümünden çıkarılmıştır.

 

(2) Kadroları iptal edilen personelden Bankada sözleşmeli olarak çalışmak isteyen ve bu istekleri Banka tarafından uygun görülenler bu Kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren en geç üç ay içerisinde Bankadaki durumlarına uygun pozisyonlara atanır ve söz konusu pozisyonlara atama işlemi yapılıncaya kadar Bankaca ihtiyaç duyulan işlerde görevlendirilebilir. Bunlar, Bankada yeni bir pozisyona atanıncaya kadar, eski kadrolarının aylık, ek gösterge, her türlü zam ve tazminatlar ile diğer mali haklarını almaya devam ederler.

 

(3) Sözleşmeli olarak çalışmayı kabul etmeyen ya da çalışması uygun görülmeyen personel Yönetim Kurulunca belirlenerek bu Kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren en geç üç ay içerisinde Devlet Personel Başkanlığına bildirilir. Devlet Personel Başkanlığı kendisine bildirilen personel listelerini en geç kırkbeş gün içinde (özelleştirme kapsam ve/veya programındaki kuruluşlar hariç) tespit edeceği kamu kurum ve kuruluşlarındaki boş kadrolara atanmalarını sağlamak üzere ilgili kurum ve kuruluşa gönderir. İlgili kurum ve kuruluş, bildirimin ulaştığı tarihten başlayarak en geç beş iş günü içinde bu personelin kazanılmış hak aylık derecelerini dikkate almak sureti ile atamalarını yaparak, atamalara ilişkin bilgileri Devlet Personel Başkanlığına bildirir. Atama tarihi itibarıyla personelin Banka ile ilişiği kesilmiş sayılır. Personelin atandığı yeni kurumda fiilen göreve başlayacağı tarihi takip eden aybaşına kadar geçecek süredeki eski kadrosuna ait aylık, ek gösterge, varsa ikramiye ve her türlü mali hakları Bankaca karşılanmaya devam olunur. Bu fıkraya göre diğer kamu kurum ve kuruluşlarına atanan personelin, yeni kadrolarının aylık, ek gösterge, her türlü zam ve tazminatları ile diğer mali hakları toplamının net tutarının, eski kadrolarına bağlı olarak ilişik kestikleri tarihteki almakta oldukları aylık, ek gösterge, her türlü zam ve tazminatları ile diğer mali hakları toplamının net tutarından az olması halinde, aradaki fark, farklılık giderilinceye kadar atandıkları yeni kadrolarda kaldıkları sürece herhangi bir kesintiye tabi tutulmaksızın tazminat olarak ödenir.

 

(4) Bankanın bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte mevcut personeli hakkında emeklilikleri yönünden tabi oldukları mevzuatın uygulanmasına devam olunur. Bunlardan Bankada sözleşmeli olarak atananların, aksine bir talepte bulunmamaları halinde emekli kesenekleri kendilerince, kurum karşılıkları Banka tarafından karşılanmak suretiyle 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu ile ilgileri devam ettirilir ve emeklilik işlemlerinde söz konusu Kanunun ek 48 inci maddesinin (b) fıkrası ile ek 68 inci maddesi hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.

 

 

 

(5) Ataması yapılan personel hakkında Banka tarafından yapılacak tebliğ işlemini takiben 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 62 ve 63 üncü maddelerinin uygulanmasından atamayı yapan kamu kurum ve kuruluşu sorumludur.

 

(6) Bankada işçi pozisyonunda çalışanlar, haklarında yeni bir düzenleme yapılıncaya kadar, mevcut statülerinde çalıştırılmaya devam olunur.

 

Hak ve mükellefiyetler

GEÇİCİ MADDE 6- (1) Bu Kanunla kaldırılan İller Bankasının tüm hak ve mükellefiyetleri İller Bankası Anonim Şirketine intikal eder. Diğer mevzuatta İller Bankası Genel Müdürlüğüne yapılmış olan atıflar İller Bankası Anonim Şirketine yapılmış sayılır.

 

(2) Mülga 4759 sayılı Kanun uyarınca İller Bankası tarafından ihale edilen veya halen Bankanın kontrollüğünde yürütülmekte olan belediye ve il özel idarelerine ait yapım, mal alım, hizmet ve danışmanlık işleri sonuçlandırılıncaya kadar 4759 sayılı İller Bankası Kanunu ve diğer ilgili mevzuat hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.

 

Yürürlük

MADDE 7- (1) Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

 

Yürütme

MADDE 8- (1) Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

Okunma Sayısı: 3228
En Çok Okunanlar
TMMOB
Jeoloji Mühendisleri Odası