TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası
BASINA KAMUOYUNA

İzmir metropoliten alanı içerisinde devam eden mikrobölgeleme çalışmaları hakkında, İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından 13.07.2026 tarihinde yayımlanan ve basında yer alan açıklama üzerine kamuoyunu bilgilendirme gereği duyulmuştur.

Ülkemizde, imar planı çalışmaları öncesinde yapılan ve esasen yerleşime uygunluk değerlendirmesi ile plan altlığı olarak kullanılan Jeolojik-jeolojik/jeoteknik ve mikrobölgeleme etütleri, tarihsel süreç içerisinde gerek ihtiyaçlar gerek ülkenin afet riskleri gerekse gelişen bilgi teknolojileri doğrultusunda değişime uğrayarak günümüze kadar gelmiştir.

1985 yılında 3194 sayılı İmar Kanunu ile plana esas JEOLOJİK etütlerin bilimsel verilere dayandırılmasının yasal alt yapısı oluşturulmuştur. Dört yıl sonra, 31.05.1989 tarih ve 4343 sayılı Afet İşleri Genelgesi yayınlanarak, yerleşime açılacak yeni alanlar için ilk standart JEOLOJİK etüt esasları belirlenmiş, 1992-1998 yılları arasında, çeşitli bakanlık talimatları ile jeolojik etütlerde yerleşime uygunluk haritaları ve yerleşime uygunluk kodları kullanılmaya başlanmıştır.

Bilindiği üzere, 1999 depremleri ülkemiz açısından ciddi bir kırılma noktasıdır. Bu tarihten itibaren, jeolojik çalışmalara artık JEOTEKNİK veriler girilerek, yerleşim alanları uygunluk açısından JEOLOJİK-JEOTEKNİK ETÜT raporları ile değerlendirilmiştir. 2003 tarih ve 4256 sayılı Genelge ile rapor formatları yeniden düzenlenmiş, JEOTEKNİK yerleşim amaçlı JEOLOJİK etütlerin ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir.

Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Mülga Afet İşleri Genel Müdürlüğü tarafından 2005 yılında yayımlanan SİSMİK MİKROBÖLGELEME EL KİTABI ile bugün İzmir’de yapılan MİKROBÖLGELEME çalışmalarının ilkeleri ortaya konulmuş, 19.08.2008 tarih, 10337 sayılı Bakanlık Genelgesi ile her ölçekte plan altlığı JEOLOJİK-JEOLOJİK/JEOTEKNİK-MİKROBÖLGELEME etütlerinin sınırları ve kapsamı açıkça belirlenmiştir. Bugün yürürlükte olan 102732 sayılı Genelge, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının tesis edilmesi ve yetkilerin bu bakanlığın Mekânsal Planlama Genel Müdürlüğü- Yerbilimsel Etütler Daire Başkanlığı sorumluluğuna verilmesinden başka bir şey değildir.

Her ne ölçekte olursa olsun, etütlerin ölçeğine göre adı JEOLOJİK-JEOLOJİK/JEOTEKNİK etüt olup, Bakanlığın sitesinde mikrobölgeleme etütlerinin aslında JEOLOJİK-JEOTEKNİK etüt olduğu açıkça belirtilmektedir. Raporların formatı incelendiği takdirde, plan altlığı teşkil eden yerleşime uygunluk haritaları, kaya/zemin mekaniği ilkeleri esas alınarak JEOTEKNİK ve JEOFİZİK çalışmaların bir sonucu olarak hazırlanmakta, rapor JEOLOJİ ve JEOFİZİK MÜHENDİSLERİNİN ortak imzası ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına onaya sunulmaktadır.

Yasal durum ortadayken, İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanan ve kamuoyuna servis edilen açıklama, JEOLOJİK-JEOTEKNİK/MİKROBÖLGELEME etütlerini hazırlayan JEOLOJİ MÜHENDİSİ meslektaşlarımızın bağlı olduğu kamu kurumu niteliğinde meslek örgütü kimliği ile JEOLOJİ MÜHENDİSLERİ ODASInın dikkatinden kaçmamıştır.

İzmir Büyükşehir Belediyesi Afet İşleri ve Risk Yönetimi Dairesi Başkanlığının “Karşıyaka’nın deprem röntgeni çekildi” gibi hem mevzuat ile tanımlanmış yerbilimsel terminolojiden, hem de yapılan işi anlatmaktan oldukça uzak bir başlıkta yaptığı açıklamada ise yaklaşık 60 yıldır kullanılan kavramlar terk edilerek “jeolojik, jeofizik ve geoteknik araştırmalarla” Karşıyaka’nın “geoteknik özelliklerinin” belirlendiği ifade edilmiştir. Plana esas etütlerin gerek içeriğinde gerekse formatında GEOTEKNİK sözcüğü hiçbir yerde bulunmamaktadır. Bu sözcüğün ısrarla kullanılmasının, ilgili dairenin başında yönetici konumunda bulunan kişi veya kişilerin bağlı bulundukları meslek alanlarını öne çıkarma çabası ve meslek şovenizminden kaynaklandığını açıkça dile getirmek isteriz

Üstelik, JEOLOJİK-JEOTEKNİK ÇALIŞMALAR sadece zeminler ile sınırlandırılamaz. Kaya mekaniği çalışmaları ile bölgedeki kayaçların mühendislik ve mekanik özelliklerini, stabilite durumlarını, varsa bölgenin tıbbi jeolojik risklerini, paleosismolojisini, hidrojeolojik durumunu ortaya koyar, değerlendirir ve YERLEŞİME UYGUNLUK HARİTALARINA işler. Tüm bu çalışmalar JEOLOJİ MÜHENDİSLİĞİ MESLEK DİSİPLİNİ’nin konuları arasındadır. 

Bunun yanında gerek Bornova gerek Karşıyaka mikrobölgeleme çalışmalarında, İzmir İl Risk Azaltma Planında (İRAP) Mikrobölgeleme-Jeolojik/Jeoteknik Etütlerin Hazırlanmasında destekleyici kurum olarak tanımlanan odamızın çalışmaların öncesi, sırası ve sonrasında görüşlerin alınmaması, çalışmanın hiçbir aşamasında bilgilendirme dahi yapılmaması mesleğimize ve meslek odamıza karşı olan tutumu ortaya koymaktadır.

Öte yandan, kentin çeşitli yerlerinde devam eden altyapı-yol-büyük mühendislik yapıları çalışmalarının kontrol ve müşavirlik hizmetlerinde, ihale şartnamelerinde yazılan ilgili meslek disiplinlerine ait mühendislerin tamamının sahada yer alması konusunu önemsediğimizi, büyük mühendislik yapılarının yapım sürecinin, salt bir meslek disiplinin değil, konusunda uzman mühendisler grubu tarafından kontrol edilip edilmediğinin odamız tarafından dikkatle izleneceğini de yeri gelmişken belirtmek isteriz.

Değerli basın mensupları;

Mikrobölgeleme etüt çalışması kamuoyuna sunulduğu gibi bir “röntgen çekme” faaliyeti de değildir. Hiçbir yerbilimci mikrobölgeleme etüt çalışması için “röntgen çekme” gibi indirgemeci bir metaforla tanımlama yapmaz çünkü bu etütler sadece tanı koyma aracı değil jeolojik risk ve fırsatların, önlem ve uygulamanın bir arada değerlendirildiği çevre, imar ve afet yönetim süreçlerine girdi oluşturan çalışmalardır. Kamu kurumunda görev yapan üstelik yönetici konumda bulunanların, cümlelerini daha dikkatli seçme ve özellikle Afetler konusunda ciddiyeti elden bırakmama zorunlulukları vardır.

Afet, genelde ülkemizin özelde ise İzmir’in ortak ve en önemli sorunudur. Afetler ile mücadelede kurum ve kuruluşlar arasındaki işbirliği ve iletişimin güçlendirilmesi hem merkezi hem de yerel yönetimlerin sorumluluğundadır. Burada üzerinde durulması gereken nokta, afet öncesi, afet anı ve afet sonrası senaryoların hazırlanması ve tatbikatlar ile hazırlıkların güncellenmesi ve güçlendirilmesidir. Bu ise, afet konusunda deneyimli yönetici ve eğitimli ekipler ile mümkündür. Jeoloji Mühendisleri Odası olarak bu konudaki işbirliği ve iletişim isteğimizi ifade eder bilgilerinize sunarız

 

TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası İzmir Şubesi

Yönetim Kurulu

Okunma Sayısı: 2
TMMOB
Jeoloji Mühendisleri Odası