TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası
İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI İZMİR ŞUBESİNİN AÇIKLAMASI ÜZERİNE!
İDARENİN GÖRÜNMEZ YÜZÜ

24.02.2023 tarihinde, meslek alanımızı ilgilendiren bir konuda İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Tunç Soyer’e yönelik yaptığımız basın açıklamasına yanıt, konunun muhatabı yerine İnşaat Mühendisleri Odası İzmir Şubesinden gelmiştir.

Zemin ve temel etüt raporlarının nasıl hazırlanacağı ile ilgili sınırlar ve sorumluluklar yasa ve yönetmelikler ile ortadayken Sayın Büyükşehir Belediye Başkanımızın yanıltılması, İzmir gibi afet riski ile burun buruna bir metropol için düşündürücü, bir o kadar da vahimdir. TMMOB bünyesinde demokratik mücadele yürüttüğümüz İMO İzmir şubesi yöneticilerinin de afetten rant çıkarma hevesi ile durumdan vazife çıkarıp konuya müdahil olma girişimini ibret ve kaygı ile izliyoruz.

İnşaat Mühendisleri Odası İzmir Şubesi ne yazık ki, “İdarenin görünmez yüzü” rolünü üstlenmiş, üstten bakış, jakoben bir anlayış ile gerçeklerden uzak bir rotanın üzerinde kontrolsüzce yol almaktadır.

Bu ilk değildir.

Odamız Genel Merkezinin, kamu yararı çerçevesinde AFAD Başkanlığı tarafından hazırlanarak yayınlanan Türkiye Deprem Tehlike Haritası ve Parametre Değerlerine ilişkin itirazı ve açtığı dava, bazı özel alanlarda tasarım ivme değerlerinin olası depremlerde düşük kalabileceğine ilişkin kaygıları, haritanın yayınlanmasının üzerinden beş yıl dahi geçmeden gerek 30 Ekim 2020 Sisam, gerekse 6 şubat 2023 Maraş depremleri acı pratiği ile ne yazık ki doğrulanmış (kaynak: İTÜ-ODTÜ deprem ön izleme değerlendirme raporları), özellikle Hatay’da öngörülen değerlerin çok üzerinde ivmeler kaydedilmiş, harita kullanılmaz hale gelmiş, AFAD haritayı alelacele kullanımdan kaldırmak zorunda kalmıştır.

JMO’nun bu haklı mücadelesi orta yerde dururken, 27.07.2022 tarihinde, İnşaat Mühendisleri Odası İzmir Şubesi, yine “HAKLININ” yanında değil “GÜÇLÜ” nün yanında saf tutarak skandal bir karşı açıklama ile, “Türkiye Deprem Tehlike Haritası” verilerinin doğru ve güvenilir olduğuna vurgu yaparak, odamız genel başkanını “Sorumsuzlukla” itham etmiştir. Geldiğimiz noktada haritanın sorumluluğunu üstlenen İMO İzmir şube yöneticileri, sonuçlarına da katlanmak zorundadır. Asıl sorumsuzluğun kendilerine ait olduğunu kabul etme erdemini göstermelerini bekliyoruz.

İnşaat Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Yönetim Kuruluna soruyoruz: İnşaatların,

a) Etüt ve proje aşamasında;

  • Zemin ve temel etütlerinin hazırlanması safhasında, bir inşaat mühendisi,
  • Binanın statik projelerinin hazırlanması safhası bir inşaat mühendisi,
  • Projelerin yapı denetim firması tarafından denetlenmesi safhasında bir proje denetçisi inşaat mühendisi,
  • Yapı projelerinin ruhsat veren belediyelerin denetimi safhasında, bir inşaat mühendisi,

olmak üzere 4 inşaat mühendisi tarafından hazırlanmakta, yapı denetim ve ilgili belediye tarafından denetlendikten sonra belediyeler tarafından yapı ruhsatı düzenlenmektedir.

 b) Binanın yapım aşamasında;

  • Şantiye şefi inşaat mühendisi,
  • Yapı denetim süreçlerinde, yapı denetçisi bir inşaat mühendisi
  • Ruhsat veren belediyelerin yapı denetim kontrol birimlerinde görevli bir inşaat mühendisi,
  • İnşaatlarda beton dökümü esnasında alınan numuneler üzerinde beton deneylerini gerçekleştiren inşaat mühendisi,

olmak üzere 4 inşaat mühendisinin gözetiminde binaların yapım süreçleri gerçekleştirilmektedir. Toplam 8 inşaat mühendisinin yer aldığı süreçte, yıkımların nedenini kendi meslek disiplininiz içinde sorguladınız mı? Sorumluluktan kaçamazsınız, takipçisi olacağımızı unutmayın!

Son tahlilde, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Tunç Soyer’i uyarıyoruz:

Basın açıklamamızın üzerinden 10 güne yakın süre geçmesine karşın, talebimiz henüz karşılık bulmamıştır.

Unutulmamalıdır ki, İMO İzmir Şubesince dile getirilen ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımızda da kafa karışıklığı yarattığı sonucuna vardığımız "Geoteknik Mühendisliği" diye bir kavramın ülkemizdeki üniversite eğitiminde de karşılığı yoktur. Bu durum Danıştay 6. Dairesinin 2021/10167 sayılı kararında açıkça "Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının 16.07.2020 tarih ve E.43664 sayılı yazısından da yükseköğretim kurumlarında Geoteknik Mühendisliği adıyla öğrenci alan program bulunmadığı anlaşılmaktadır." şeklinde vurgulanmıştır. Bu nedenle Geoteknik Mühendisliği olarak, olmayan bir Mühendislik disiplini üzerinden açıklama yapmak hukuken ve yürürlükteki mevzuatlar açısından anlamsızdır.

Son olarak basın açıklamanızda; “zemin ve temel araştırmalarının tek sorumlusunun tüm dünyada olduğu gibi “geoteknik” uzmanı inşaat mühendisi” olduğu yönündeki ifadelerinize ise Türkiye gibi aktif tektonik kuşak üzerinde bulunan ABD California eyaletinde deprem risk azaltma ve değerlendirme kılavuzunda (Guidelines For Evaluating And Mitigating Seismic Hazards in California-2008) belirtilenlerle yanıt vermek isteriz.

 Guidelines For Evaluating And Mitigating Seismic Hazards in California-2008

Yukarıdaki bölümlerin tercüme edilmesi halinde, ne demek istediğimiz kolaylıkla anlaşılacaktır.

Sonuç olarak; İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Tunç Soyer’den beklentimiz, bir binanın proje ve yapı üretim süreçlerinde görev alan ve imzası bulunan 8 inşaat mühendisine ilave 9’uncu bir inşaat mühendisinin imzasını aramak yerine, gerek ülkemizin ulusal mevzuatı, gerek açık yargı kararları, gerekse de bizim gibi tektonik kuşak üzerinde yer alan ve birçok düzenlemesi ile farklı ülkelerin deprem ve risk azaltma çalışmalarında öncü olmuş, son yıllarda meydana gelen depremleri çok küçük sayıda can kayıpları ve hasarlarla atlatmış olan ABD-California Eyaletinde uygulandığı şekli ile “zemin ve temel etüt” çalışmalarının gerçekleştirilmesi ve bu çalışmaların belediye tarafından yerinde denetimi ile ilgili öncü rolü üstlenmesidir.

Basına ve Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası

İzmir Şubesi Yönetim Kurulu

 

 

  • Guidelines For Evaluating And Mitigating Seismic Hazards in California-2008

 

Okunma Sayısı: 3112
TMMOB
Jeoloji Mühendisleri Odası