TMMOB Odalar 25 Haziran 2019, Salı

Yönetim Kurulumuz Van Depremi İle İlgili Basın Açıklaması yapmıştır.

Yayınlayan Birim: DİYARBAKIR ŞUBE
Yayına Giriş Tarihi: 22.10.2018
Güncellenme Zamanı: 23.10.2018 17:15:07

Bugün Van depreminin 7. yılı. 23 Ekim 2011 günü, Richter ölçeğine göre 7.2 büyüklüğünde merkez üstü Van‘a 17 kilometre uzaklıktaki Tabanlı Köyü`nde meydana gelen ve 25 saniye süren deprem ile 9 Kasım 2011 tarihinde Van`ın güneyinde Edremit civarında meydana gelen 5.6 büyüklüğündeki depremden bu güne yaklaşık sekiz geçti.  Yapılan resmi açıklamalara göre ilk depremde 604 kişi, ikinci depremde ise 40 insanımız yaşamını yitirdi.

Yine resmi söylemlere göre konutları yıkık-ağır hasarlı afetzede sayısı 39804, iş yeri ağır hasarlı afetzede sayısı 3606 ve köyde ahırları yıkık-ağır hasarlı olan afetzede sayısı ise 9728‘ dir.

TUİK tarafından açıklanan 2011 yılı  iç göç rakamlarına bakıldığında; Van`da 65.500`e yakın vatandaşımız göç ettiği ve il nüfusunun yaklaşık %7`sinin büyük kentlere göç ettiği görülmektedir.

Alp-Himalaya Dağ kuşağında yer alan ülkemiz Kuzey Anadolu Fayı, Doğu Anadolu Fayı ve Batı Anadolu Horst-Graben Sistemi ile Doğu Anadolu’da sıkışmalı-genişlemeli bir tektonik rejimin getirdiği çok sayıda diri fayın etkisi altındadır. Deprem Bölgeleri Haritası`na göre yurdumuzun %92`sinin tehlikeli deprem bölgeleri içerisinde olduğu, nüfusumuzun %95`inin deprem tehlikesi altında yaşadığı ve ayrıca büyük sanayi merkezlerinin %98`i ve barajlarımızın %93`ünün birinci derece deprem bölgesinde bulunduğu bilinmektedir. Bu veriler ülke coğrafyasının büyük bir kesiminin her an yıkıcı bir deprem tehlikesiyle karşı karşıya kalabileceği gerçeğini açıkça göstermektedir.

Bu nedenle;

Ülkemizin ve bölgemizin deprem gerçeği dikkate alınarak yerleşim yerlerinin belirlenmesinde, yapıların inşasında ve denetiminde mühendislik verileri esas alınmalıdır.

Kentsel planlama ve gelişmede, bina ve çeşitli mühendislik yapılarının yer seçiminde, zeminin jeolojik yapısının, jeoteknik özelliklerinin ve jeolojik çevre koşullarının çok iyi şekilde bilinmesi ve gerekli önlemlerin zamanında alınması kaçınılmaz bir sorumluluktur.

Yeni yerleşim alanlarının imara açılmasında, her türlü mühendislik yapısının projelendirilmesi öncesinde, mutlaka Jeoloji Mühendislerinin ve Jeoloji Bilim İnsanlarının görevli kılınması gerekmektedir.

Doğa olaylarının afete dönüşmesi “kader”  değildir ve toplumsal acıların tekrar tekrar yaşanmaması bizim elimizdedir. Üzerinde yaşadığımız yerkürede tanık olduğumuz gelişmelere, aklın ve bilimin ışığını yansıtmaya çalışmak temel anlayışımız olmaya devam edecektir. 

Van depreminin  acısını unutmadık, unutmayacağız

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

 

TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası

Diyarbakır Şubesi