23 Ekim 2017, Pazartesi

TMMOB heyeti Diyarbakır Sur`da 3 Ağustos 2017 tarihinde Lalebey ve Alipaşa mahallelerinde teknik incelemede bulunarak yöre sakinleriyle görüştü.

Yayınlayan Birim: GENEL MERKEZ
Yayına Giriş Tarihi: 04.08.2017
Güncellenme Zamanı: 06.09.2017 14:01:38

TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz, II. Başkan Züber Akgöl, Sayman üye Bahattin Şahin, Yönetim Kurulu üyeleri Kemal Zeki Taydaş, Turhan Tuncer, Genel Sekreter Dersim Gül, Diyarbakır İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Mehmet Orak, Oda Yönetim Kurulu üyelerinden Hüseyin Yeşil(EMO), Malik Bakır (JMO), KMO Yönetim Kurulu Başkanı Ali Uğurlu, MMO Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ekber Çakar, Peyzaj Mimarları Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ayşegül Oruçkaptan, ŞPO Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Sarıaltun, ZMO Yönetim Kurulu Başkanı Özden Güngör ve Diyarbakır İKK bileşenlerinden oluşan TMMOB heyeti; Lalebey ve Alipaşa Mahallelerinde yaptıkları inceleme sonrası bir basın açıklaması yaparak kamuoyuna seslendi.

TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz yaptığı açıklamada şöyle konuştu:

“Sevgili basın mensupları

Hepinize TMMOB adına saygılar sunuyoruz.

Biz bugün TMMOB’ye bağlı odaların Elektrik Mühendisleri Odası, Jeoloji Mühendisleri Odası, Makina Mühendisleri Odası, Kimya Mühendisleri Odası, Şehir Plancıları Mühendisleri Odası, Peyzaj Mimarları Odası ve Ziraat Mühendisleri Odaları başkanları olarak buradayız.

Sur’a bağlı Lalebey ve Alipaşa Mahallelerinde yaşanan insanlık dramını Diyarbakır İl Koordinasyon kurulumuzun çalışmalarından takip ediyoruz. Bugün burada canlı olarak da gördük. Burada gerçekten bir dram yaşanıyor. Biz mühendis, mimar ve şehir plancılarının asli görevi, kültürel, tarihi, sosyolojik mirasa sahip çıkmak ve onları gelecek kuşaklara taşımaktır. Ülkemizdeki mühendis, mimar ve şehir plancılarının örgütü olan TMMOB da bu asli sorumluluğunun bilincindedir.

Bugün burada bir kültür tamamen yok ediliyor. Bir mahalle tamamen yok ediliyor. Onlar öylesi mahalleler ki, türküleriyle halay çektiğimiz mahalleler. Burada yapılan sadece bir evin, binanın yıkımı değil; bir bütün olarak yaşam biçiminin yok edilmesidir. Devletin görevi aslında bu yaşam biçimini korumak ve insanlara daha iyi bir yaşam sunmak olmalı. Ama görülen o ki, bunu sunmakla sorumlu olan devlet, insanların barınma hakkını, mallarını elinden alıyor. Ülkemizde barınma hakkı bir rant çıkarımına dönüşmüş durumda. Burada ziyaretimizde yöre sakinleriyle de konuşma imkânımız da oldu. Kendilerine 20, 30, 40 bin gibi komik rakamlar verildiğini ve 300-400 bin liralık da evlerde oturmaları istendiğini ifade ettiler. Bu bedellerin burada yaşayan insanlarca ödenmesi mümkün değil. Kaldı ki bu bedeller ödenip taşındığında bile burada kültürel, sosyolojik yapı da değişmiş olacak. Bu mahalle artık Alipaşa Mahallesi, Lalebey Mahallesi olmayacak, başka bir mahalle olacak.

Elbette ki burada yaşayan insanların yaşam koşulları, evleri düzeltilmeli, daha iyi yapılmalı. Hatta bir sosyal devlet bunları bedelsiz olarak yapmalı. Alipaşa ve Lalebey mahalleleri yöre halkının burada yaşayabileceği bir hale getirilmeli. Ama bu haliyle yapılan zulümdür. Bu zulme karşı mahalle halkının direnişini, Diyarbakır’da demokrat kamuoyunun bu direnişe desteğini bizler de sahipleniyoruz. Bu mücadeleyi Türkiye geneline yaymaya çalışacağız. Bu konuda bir yürütülen bir imza kampanyası var.

Buradaki izlenimlerimizi tüm Türkiye kamuoyuyla paylaşmaya çalışacağız. Elektriği, suyu kesilen insanlar, içinde insanlar varken kepçe vurulup yıkılmaya çalışılan evler var. Bu durum demokratik bir topluma, bir sosyal devlete yakışmaz. Her şey güvenlik ve rant ekseni etrafında şekillendirilemez. Güvenlik sağlanacaksa her şeyden önce adalet ve eşitlik sağlanmalı. Güvenlik amacıyla bir tarihi dokuya zarar verip, evlerin yıkılması, geniş yollar yapılması anlaşılır bir şey değildir. Devletin bu dokuyu koruması lazım. Bizler de bu korumayı üstlenen meslek erbaplarıyız aslında. Bu yapıları inşa eden, projelendiren, koruyan, gelecek kuşaklara bu mirası taşımakla yükümlü olan meslek disiplinleriyiz.

Burada İl Koordinasyon Kurulumuzun yürüteceği çalışmaları bundan sonra da takip edeceğiz. İmkanımız ölçüsünde destek vermeye çalışacağız. TMMOB bünyesinde “Savaşın Etkilediği Kentlerin Yapısal Sorunları Çalışma Grubu” adlı bir çalışma grubu kurduk. Sur, Cizre, Nusaybin gibi savaştan etkilenen birçok bölgenin yıkımdan önceki durumu ve yeni durumu karşılaştırılarak oradaki tarihi, kültürel mirasa sahip çıkmaya çalışacağımız bir çalışmamız da var. En yakın zamanda bunu kamuoyuyla paylaşacağız.

Biz bugün karşılaştığımız manzara karşısında gerçekten utandık,  devlet adına utandık. Ülkemiz adına utandık. İmar hakkı, barınma hakkı en temel haktır. Bu hakkın devlet tarafından yok edilmesi, içinde yaşayan insanların bu duruma düşürülmesi kabul edilemez. Ama elbette ki bu kötü günler sona erecek. Zalimler her dönem olduğu gibi hak ettikleri sona ulaşacaklardır.”

Açıklama sonrası ŞPO Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Sarıaltun, Peyzaj Mimarları Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ayşegül Oruçkaptan ve Diyarbakır İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Mehmet Orak birer konuşma yaptılar.


Okunma Sayısı: 47