17 Aralık 2017, Pazar

TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz, OHAL`in yeniden 3 ay uzatılmasına ilişkin olarak, 20 Temmuz 2017 tarihinde bir basın açıklaması yaptı.

Yayınlayan Birim: GENEL MERKEZ
Yayına Giriş Tarihi: 20.07.2017
Güncellenme Zamanı: 27.07.2017 14:33:53

OHAL DEĞİL DEMOKRASİ,
BASKI YASALARI DEĞİL ÖZGÜRLÜK İSTİYORUZ!

Geçtiğimiz yıl 21 Temmuz’da “darbe girişiminde bulunan terör örgütünün tüm unsurlarıyla ve süratle bertaraf edilebilmesi” için ilan edilen Olağanüstü Hal, Bakanlar Kurulu tarafından dördüncü kez uzatıldı. Başbakan Yardımcısı’nın “Belki de 3 ay bile sürmez” dediği OHAL, böylelikle 15 aya kadar uzatılmış oldu.

15 Temmuz Darbe Girişimini “Allah’ın büyük bir lütfu” olarak değerlendiren zihniyet, OHAL uygulamasını da tüm iktidar dönemi boyunca elde edemediklerini ele geçirmek, çıkaramadığı akıl almaz kanunları çıkarmak ve toplumsal muhalefetin her katmanını susturmak için bulunmaz bir fırsat olarak görmektedir.

Bilinmelidir ki, Olağanüstü Hal sınırsız bir hukuksuzluk yönetimi değildir. Belirli bir amaca ve sınırlı bir süreye bağlı olmak zorundadır. Oysa son bir yıldır yaşadığımız deneyim, ülkemizdeki OHAL uygulamasının anayasada tanımlandığı biçimiyle bir “Hukuk Rejimi” olmaktan tamamen çıktığını göstermektedir.

Son 1 yılda çıkarılan KHK’lara herhangi bir hukuki ya da idari soruşturma olmaksızın 130 bine yakın kişi kamu görevinden uzaklaştırılmış, basın yayın organları kapatılmış, dernekler mühürlenmiştir. Aileleriyle birlikte yarım milyona yakın kişi kendi tanımlamalarıyla “sivil ölüme” mahkûm edilmiştir.

Gelinen noktada OHAL ile sadece kişisel hak ve hürriyetler değil, halkın oylarıyla seçilen TBMM’nin yasama yetkisi de bütünüyle askıya alınmış durumdadır. Bu dönemde çıkartılan KHK’lar TBMM onayından geçirilmediği için, yargı süreçleri de işletilememektedir. AKP, OHAL yoluyla, tek adam rejimini fiilen hayata geçirmiştir.

Giderek içine sürüklendiğimiz bu karanlık girdaptan kurtulabilmek için OHAL ve KHK rejimine derhal son verilmelidir. Yargı süreçleri hukuk devleti anlayışına uygun biçimde, hızlı ve adil biçimde işletilerek darbenin tüm sorumluları cezalandırılmalıdır. Ömürlerini darbelere ve darbenin arkasında bulunan cemaat ilişkilerine karşı mücadeleye adamış, özgürlükte, demokrasiden, barıştan yana kamu emekçileri ve akademisyenler derhal görevlerine iade edilmelidir.

TMMOB olarak buğuna kadar olduğu gibi bundan sonra da darbelere karşı halkın egemenliğini, diktatörlüklere karşı demokrasiyi, baskılara karşı özgürlükleri savunmaya devam edeceğiz!

Ne Darbe, Ne Dikta, Yaşasın Bağımsız, Demokratik Türkiye!..

Emin Koramaz
TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı


Okunma Sayısı: 23