25 Eylül 2017, Pazartesi

Nükleer santralların ortaya çıkardığı ve binlerce yıl kalıcı olan radyoaktif atıklara karşı bugün hala etkili bir teknolojik önlem bulunamadığını kaydeden SAMÇEP; yetkilileri uyarıda bulundu;

Yayınlayan Birim: SAMSUN ŞUBE
Yayına Giriş Tarihi: 27.04.2017
Güncellenme Zamanı: 09.05.2017 15:47:41

Samsun Çevre Platformu (SAMÇEP), Çernobil Felaketinin yıldönümü nedeniyle bir açıklama yaparak, kazadan 31 yıl sonra santralın radyasyon yayması ve yeni ölümlere neden olmasını engellemek için üzerine çelik kafes örülmeye çalışıldığına dikkat çekerek;

"Çernobil santralini inşa eden Rosatom şirketinin adı yolsuzluklarla anılan bir şirkettir ve Akkuyu Nükleer Santralının da yapımcısıdır. Ayrıca Akkuyu`da kurulan VVER-1200 nükleer reaktör daha önce denenmemiş ve henüz Avrupa`dan onay almamıştır" denildi.

Nükleer santralların ortaya çıkardığı ve binlerce yıl kalıcı olan radyoaktif atıklara karşı bugün hala etkili bir teknolojik önlem bulunamadığını kaydeden SAMÇEP; yetkilileri uyararak;

yaşam ve çevre felaketi yaratacak, pahalı elektrik üretecek ve Türkiye`yi daha da dışa bağımlı hale getirecek nükleer santral yapımından vazgeçilmesini istedi.

ÇERNOBİL 31. YILINDA UNUTMA!

Dünyada 1970`li yıllarda tehlikeleri bilinmeden yapılan nükleer santrallar, Çernobil Nükleer Santralı`nda 26 Nisan 1986`da meydana gelen büyük arıza sonrasında hız kesmiş ve yıllardan beri yeni yapılan santral sayısı kapanan santral sayısını aşmamıştır.

Kaza Maliyeti Halen Hesaplanamadı

Dünya Çernobil Felaketi ile nükleer santralların ne kadar tehlikeli olduğunu görmüş, 11 Mart 2011 tarihinde Fukuşima`da yaşanan facia da bu tehlikenin boyutlarını bir kez daha gözler önüne sermiştir. Çernobil`de 31 yıl önce meydana gelen arıza sonrası yaşanan can kayıpları ve çevre felaketinin tam bir envanteri halen çıkartılamamıştır. Nükleer kazadan kaynaklanan radyasyon bulutları, 3 kıtada insanların sağlığına mâl oldu. Atmosferdeki radyasyon seviyesi zaman içerisinde azalsa da, zaten yayılmış olan radyoaktivitenin etkileri hâlâ devam ediyor.

Belarus, 2006 yılında, zararı 235 milyar dolar olarak açıkladı. Tarım alanlarındaki önlemler nedeniyle üretim yapamayan çiftçiler fakirleşti. Bu kayıplar nedeniyle binlerce tazminat davası açıldı.

Aynı şekilde Japonya`da Fukuşima Nükleer Santralı faciasında da daha büyük bir alan yaşama kapatılmış ve aradan 6 yıl geçmesine rağmen bırakın radyasyon yayılmasının önlenmeye çalışılmasını daha hasar tespiti bile yapılamamıştır.

Çernobil Yasak Bölge

Çernobil Enerji santrali şu an ‘Çernobil Dışlama Bölgesi‘ olarak yasak bölge ilan edilmiştir. Santralın halen radyasyon yayması nedeniyle, yeni ölümlere neden olmasını engellemek için tüm Avrupa Birliği ülkelerinin katkısı ile üzerine bir çelik kafes örülmeye çalışılmaktadır. An itibariyle yaklaşık 3000 kişi 15‘er günlük vardiyalar halinde çalışıyor. 15 gün boyunca çalışan bir grubun yerini, sonraki 15 gün için diğer bir grup alıyor. Bu önlemle, çalışanların radyasyondan etkilenme miktarının en aza indirileceği düşünülüyor.

Santrali inşa eden şirketinin adı birçok skandala karıştı

Çernobil`de santralini inşa eden Rosatom şirketinin adı yolsuzluklarla da anıldı. Rusya Federal Savcısı, şirketi nükleer reaktörler için adi malzeme satmakla suçladı. Şirketin satın alma müdürü, makine yapım tesisi için düşük kalitede ham madde satın almak ve fazla parayı zimmetine geçirmekle suçlanarak tutuklandı.

31 yıl sonra bugün, Çernobil Nükleer Santrali`ni inşa eden Rosatom şirketi, Mersin Akkuyu`da bir santral kuruyor. 2011 yılının Eylül ayında medyaya sızan bilgilere göre, Türkiye`de temeli atılan Akkuyu nükleer santrali inşa edecek Rosatom firmasının yeterli altyapısı yoktur.

Ayrıca şirket, Akkuyu`da VVER-1200 nükleer reaktör tipini kullanacağını açıklamıştı. Bulgaristan, Finlandiya, Çin ve Hindistan tarafından kullanılan VVER 1000 mimarisi üzerinde geliştirilen bu yeni reaktör daha önce denenmemiş ve henüz Avrupa`dan onay almamıştır.

Enerji de başkalarının geçmiş alternatifsiz yanlışları bizim güncel doğrularımız olamaz!

Bugün hala nükleer santralların ortaya çıkardığı ve binlerce yıl kalıcı olan radyoaktif atıklara karşı etkili bir teknolojik önlem bulunamamıştır. Gelişmiş ülkelerin büyük bir çoğunluğu artık yenilenebilir enerji kaynakları kısıtlı bile olsa elektrik ihtiyaçlarını bu kaynaklardan sağlamak için çalışmalar yapmakta ve bu konuda çok başarılı olmaktadırlar. Günümüzde yapılmakta olan nükleer santralların hemen hemen tamamı gelişmekte olan ülkelerdedir. 

Güvenlik maliyetleri nükleer enerjiyi giderek daha pahalı hale getirmektedir.1970`li yıllarda birim KW yatırım maliyeti 1000 dolardan az olan nükleer santralların bugünkü birim KW maliyeti 6000-8000 dolar arasında değişmektedir. Sonuç olarak nükleer santrallar dünyada birim maliyeti en yüksek elektrik üretim tesisleridir.

Türkiye de bu ülkelerden biridir. Akkuyu ve Sinop nükleer santralları için verilen alım garantileri, ucuz enerji iddiasını bizzat yalanlamaktadır. Bugün elektrik üreticilerinin ortalama elektrik satış fiyatı 4-5 sent civarında iken Akkuyu Santralı için 12.35 sent, Sinop Santralı için 10.83 sent (yakıt hariç fiyat) alım garantisi ile yapım anlaşmaları imzalanmıştır.

Ülkemizin nükleer santrallardan üretilecek elektriğe ihtiyacı yoktur.

Çernobil felaketinin 31 yılında yetkililere sorumluluklarını bir kez daha hatırlatarak, yaşam ve çevre felaketi yaratacak, pahalı elektrik üretecek, Türkiye`yi daha da dışa bağımlı hale getirecek nükleer santral yapımından vazgeçmeye davet ediyoruz.

 

SAMSUN ÇEVRE PLATFORMU – SAMÇEP

27 Nisan 2017