22 Ağustos 2017, Salı

Samsun`un depremselliği ve şehir merkezinin İkinci derece deprem bölgesinde bulunduğunu vurguladı.

Yayınlayan Birim: SAMSUN ŞUBE
Yayına Giriş Tarihi: 26.10.2016
Güncellenme Zamanı: 02.11.2016 15:10:56

  

SAMSUNUN DEPREMSELLİĞİ

 

İlimizin depremselliği büyük ölçüde Kuzey Anadolu Fay Hattı‘ndan kaynaklanmaktadır.

 Kuzey Anadolu Fay zonu Samsun il merkezinin güneyinde Ladik, Havza ve Vezirköprü ilçelerinden geçmektedir. Vezirköprü, Havza, Ladik, Kavak, AsarcıkAyvacık ilçeleri birinci derece deprem bölgesinde bulunmaktadır.

 Samsun şehir merkezi ise İkinci derece deprem bölgesinde bulunmaktadır.

 Bu coğrafyada yaşıyorsak, depreme karşı her an hazırlıklı olmalı ve içinde yaşadığımız konutları depreme karşı dayanıklı imal etmeliyiz.

 Özellikle belediyeler planlama yapmadan önce yerleşime uygun alanları belirlemeli ve ona göre planlama yapmalıdır.

Ayrıca Uygun olmayan alanlarda ise kaçak yapılaşmaya izin vermemelidir.

Uygun alan olarak belirlenen bölgelerde parsel bazında zemin etütleri Bakanlık Genelgelerine uygun olarak hazırlanmalı ve yapılacak zemin etütleri mutlaka belediyesi tarafından denetlenmelidir.

Özellikle birinci derece deprem bölgesinde bulunan belediyelerin birçoğunda jeoloji mühendisi bulunmadığı için, parsel bazında zemin etütlerinin denetimi yapılamamaktadır.

 Sahil kısımlarda bulunan ince taneliAlüvyon zeminlerde deprem anında zemin sıvılaşması meydana geleceğinden, bu bölgelerdeki yapılaşmalara dikkat edilmesi gerekmektedir.

 Yapı Denetim Firmalarının bünyesinde jeoloji mühendisi bulundurma zorunluluğu olmayan bir uygulamada, aslında fazla bir şey söylemeye gerek yoktur.

Bilimden ve gerçek uygulamalardan ne kadar uzaklaşırsak o kadar zarar görürüz.

 Yapılan yanlışlıkların görülmesi için, 1996 depremi gibi bir deprem mi yaşamalıyız..

 Şu anda yapılan bir çok uygulama son derece sıkıntılı sorunlu ve bilimsellikten uzaktır.

 Aslında en büyük sorumluluk Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve Belediyelerdedir.

 Bulunduğumuz şehirde güvenli yaşamak istiyorsak, yapı stokları ile ilgili envanter çalışmasının ne boyutta olduğunu bilmeliyiz.

 Kamu binalarının dayanıklılığı hakkında bilgi sahibi olmalıyız.

 Kısacası binalarda zemin- yapı ilişkilerini sağlayan zemin etütlerinin mutlaka yapılması ve denetlenmesi gerekmektedir.

Bunun sonucu olarak kaliteli malzeme kullanılarak bina stoklarımızı depreme karşı dayanıklı hale getirmeliyiz.

 Unutmamalı ki; insana zarar veren deprem değil, deprem gerçeği göz ardı edilerek yapılan yapılaşmalardır.