TMMOB Odalar 15 Kasım 2018, Perşembe

Aktif fay zonları üzerinde yapılan viyadük ve yapılar gelecekte olası bir depremde önemli can kayıplarına neden olabilecektir.

Yayınlayan Birim: GENEL MERKEZ
Yayına Giriş Tarihi: 26.10.2018
Güncellenme Zamanı: 09.11.2018 14:10:54

Zemin problemlerine dayalı Mühendislik hataları, tüm Dünyada olduğu gibi ülkemizde de sıklıkla gündeme gelen, insan hayatı ve büyük ekonomik kayıplara neden olan sonuçlara sebep olmaktadır. Bunun en son örneğini geçtiğimiz aylarda (8 Temmuz 2018) 25 vatandaşımızın hayatını kaybettiği, 317 vatandaşımızın yaralandığı Tekirdağ tren faciasında yaşamıştık.

Son yıllarda Demiryollarına yönelik çalışmaların ivme kazandığı ülkemizde, Yüksek Hızlı Tren (YHT) hatlarının bir kısmının tamamlandığı, bir kısmının inşaatlarının devam ettiği ve yeni bazı hatların etüt-proje çalışmalarının ise devam ettiği bilinmektedir. İnşaatı devam eden önemli hatlardan birisi olan Ankara-Afyon-İzmir YHT hattının Seydiler (Afyonkarahisar) bölümünde, Seydiler Göleti kuzeyinde geçiş güzergahı viyadükler ile karşılanmaktadır. Bu viyadüklerden birisi için açılan temelin, KKB-GGB uzanımlı sol yönlü doğrultu atımlı bir fay üzerinde yer aldığı, bununla beraber göletin hemen kenarına açılan temel litolojisinin bu fay kırığı boyunca gölden sızan sularla suya doygun hale geldiği gözlenmiştir. Yeraltı su seviyesinin yüksek olması, fayın varlığı ve zeminin dayanımını önemli oranda düşürmekte, buda olası bir deprem sırasında mühendislik yapılarının zarar görmesine neden olmaktadır.

TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası olarak Ankara-Afyon YHT güzergâhı kapsamında Seydiler (Afyonkarahisar) bölümünde yapım çalışmaları devam eden viyadük ayaklarından biri aktif fay hattı üzerine oturtulmuş bulunmaktadır. Gelecekte herhangi bir kazaya, can ve mal kaybına yol açmamak adına   henüz inşaat aşamasındayken uyarıyoruz!!! 

Karayolu, demir yolu, viyadük, tünel  gibi çizgisel mühendislik yapıları yapılırken, bu yapıları fay hatları üzerine yerleştirmek yerine, bu fayların paleosismolojik analizi, tipi ve geometrisi gibi jeolojik özellikleri dikkate alınarak etüt, planlama ve yapım çalışmaları gerçekleştirilmedir. Aksi takdirde 1999 Marmara depreminde 50 yakın yurttaşımızın canına mal olan Sakarya’da ki viyadük yıkılması ile Bolu Tüneli ve bağlantı viyadüklerinde yaşanan benzer sorunlar burada da kendisini gösterecektir.

Konuya ilişkin Oda yazımızı okumak için lütfen tıklayınız.

Dosyalar

(1253 KB) (26.10.2018 13:08:44)

PDF uzantılı Makale dosyalarını veya diğer Ek Dosyaları okuyabilmeniz için Acrobat® Reader®'ın bilgisayarınızda yüklü olması gerekmektedir.
Acrobat® Reader® yüklemek için

Okunma Sayısı: 299