24 Eylül 2018, Pazartesi

Yıldız Teknik Üniversitesi`nin ev sahipliğinde gerçekleşen çalıştaya, TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi destek verdi.

Yayınlayan Birim: İSTANBUL ŞUBE
Yayına Giriş Tarihi: 22.06.2018
Güncellenme Zamanı: 03.07.2018 15:15:56

Yıldız Teknik Üniversitesi Doğa Bilimleri Araştırma Merkezi,  İstanbul Aydın Üniversitesi Afet Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi ve Bezmiâlem Vakıf Üniversitesi Afet Yönetimi Bölümü organizasyonunda, Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi, TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi destekleri ile, 20 Haziran 2018 tarihinde, Yıldız Teknik Üniversitesi Davutpaşa Kampüsü’n de “Suda Boğulmalar ve Çeken Akıntılar Çalıştayı” gerçekleştirildi.

Yıldız Teknik Üniversitesi Doğa Bilimleri Araştırma Merkezi Başkanı Prof. Dr. Şükrü Ersoy da çalıştayın sloganının "Bilgiye tutun, akıntıdan kurtul" olduğunu belirterek, "Ülkemizde her yıl 600`den fazla insan, suda boğularak hayatını kaybetmektedir ve bu can kayıplarının önemli bir bölümü de çeken akıntılar sebebiyledir" bilgisini paylaştı.

Boğulma olaylarında yaşanan can kayıpları hakkında örnekler veren Ersoy, şunları aktardı:

"Hem Türkiye`de hem de dünyada çeken akıntılardan ölen insanların sayısı sel, kasırga, hortum ve yıldırım gibi afetlerden çok fazladır. Amerika`da yapılan bir araştırmaya göre her yıl 100 kişinin öldüğü Teksas` ta çok sayıda okul çocuğu, suda boğulma nedeniyle okullarına dönememektedir. Boğulmaların birinci nedeni, beş yaş altı çocukların kaza sonucu suda boğulup, ölmeleridir. 5-12 yaş arası çocukların ölümlerinde yüzde 75 artış, 13-19 yaş arası çocuklarda ise yüzde 47 artış görülmektedir. Erkekler, bayanlara göre daha fazla suda boğulma riski taşımaktadır. Açık sularda boğulma oranlarına baktığımızda ise yüzde 56 arttığını görüyoruz. Açık sularda boğulma vak` aları, havuzdaki boğulmalardan iki kat fazladır. Her ölümcül vak` anın sekizi, insanlar kurtulsa bile kalıcı travmalara yol açmaktadır. Ölümle sonuçlanmayan vak` aların bazıları ise kalıcı beyin hasarlarına yol açmaktadır."

Ölümle sonuçlanan boğulma olaylarının nedenlerinin, yüzme bilmemek, güvenlik bariyerlerinin olmaması ve denetim eksikliği olduğuna dikkati çeken Ersoy, can yeleği takmamak, hava veya köpüklü oyuncaklarla suya girmek ve yalnız başına yüzmek gibi hususların da çocuk ölümlerini artırdığını belirterek, çocukların deniz kenarında yalnız bırakılmaması konusuna, dikkat edilmesi gerektiğini söyledi.

Birinci oturumda "Çeken akıntı nedir?", "Kıyı yapılarının yakın kıyı akıntılarına etkisi", "Yaz aylarında İstanbul Boğazı akıntı yapısının boğulma olayları üzerindeki etkisi" ve "Çeken akıntı bölgelerinin belirlenmesinde kullanılan yöntemler" gibi konular konuşuldu.

Çalıştayın ikinci oturumunda ise "2017 boğulma vak` aları", "Boğulma vak` alarına olay yeri yönetimi", "Boğulma vak` alarının medyadaki yeri", "AKUT ve Karadeniz`de yaşanan boğulma vak` aları" gibi konular masaya yatırıldı.

Oturumların ardından, boğulma vak` alarının yaşanmaması için alınması gereken önlemler ve yapılması gereken kurtarma, acil müdahale önlemlerinin anlatıldığı tatbikat gerçekleştirildi.

 


Bağlantılar: http://www.jmo.org.tr/resimler/ekler/be3080a8d5e8cd0_ek.pdf