22 Kasım 2017, Çarşamba

Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Jeoloji Mühendisliği Bölümü ile Deprem Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından düzenlenen Aktif Tektonik Araştırma Grubu (ATAG) 21. Çalıştayı, 26-28 Ekim 2017 tarihlerinde İkbal Termal Otel’de gerçekleştirildi.

Yayınlayan Birim: GENEL MERKEZ
Yayına Giriş Tarihi: 01.11.2017
Güncellenme Zamanı: 09.11.2017 12:23:47

Türkiye’deki deprem araştırma sonuçlarının bilim adamları, uygulamacı kuruluşlar ve ilgili meslek örgütleri arasında paylaşılması ve kamuoyuna duyurulması amacıyla, 1997 yılında Prof. Dr. Aykut BARKA önderliğinde kurulan Aktif Tektonik Araştırma Grubu (ATAG), her yıl farklı bir kurum tarafından düzenlenen ATAG toplantılarını organize etmektedir. Bu sene Afyon Kocatepe Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü ile Deprem Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen çalıştayın Düzenleme Kurulu Başkanı Doç. Dr. Çağlar ÖZKAYMAK idi. ATAG21 Düzenleme Kurulu adına konuşan AKÜ Deprem Uygulama ve Araştırma Merkez Müdürü Sayın Doç. Dr. Çağlar ÖZKAYMAK, düzenlenen çalıştayın 1995 Dinar ve 2002 Çay depremlerini yaşayarak depremi yakından tanıyan Afyonkarahisar’da düzenlenen deprem konulu ilk çalıştay olduğu için büyük önem taşıdığını ifade etti.

Türkiye’nin değişik kurum ve kuruluşlarından (Üniversiteler, AFJET, MTA Genel Müdürlüğü, Başbakanlık AFAD Yönetimi Başkanlığı, Valilik - Çevre-Şehircilik Birimleri, Belediyeler, TÜBİTAK-MAM, TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası, TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası, TÜPRAG, TPIC-Turkish Petroleum International Company, Z-Etüd Mühendislik, Jeo-Teknik Jeoloji Mühendislik, 3DM Jeoloji Mühendislik, Afyon Doğa Sporları Kulübü) aktif tektonik ve depremsellik ile ilgili yerbilimleri konularında çalışan 180 kayıtlı araştırmacı, kamu-özel şirket personeli, lisans/lisansüstü öğrencilerinin katıldığı ATAG21 Çalıştayı’nın ilk iki gününde toplam 9 oturum boyunca 40 sözlü ve 11 poster olmak üzere toplam 51 bildiri sunuldu. Çalıştayın son günü ise, Afyon Akşehir Grabeni boyunca saha gözlemleri ve teknik inceleme gerçekleştirildi.

Açılış konuşmaları ile başlayan etkinlikte sırasıyla ATAG21 Düzenleme Kurulu adına AKÜ Deprem Uygulama ve Araştırma Merkez Müdürü Sayın Doç. Dr. Çağlar ÖZKAYMAK, TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Başkanı Sayın Hüseyin ALAN, TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası Başkanı Sayın Şevket DEMİRBAŞ, Afyon Kocatepe Üniversitesi Rektörü Sayın Prof. Dr. Mustafa SOLAK ve Afyonkarahisar Valisi Sayın Mustafa TUTULMAZ birer konuşma yaptı. 

Türkiye’de 66 milyon kişi 1. ve 2. derece deprem bölgesinde yaşıyor!

ATAG21 Çalıştayı’na katılan Oda Başkanımız Hüseyin ALAN ise, Türkiye’de 1 yıllık süreye bakıldığında önemli bir deprem etkinliği olmamasına rağmen Çanakkale–Ayvacık, Adıyaman–Samsat, Rodos ve Girit açıkları, Gökova Körfezi ve Ege Denizi’nde meydana gelen orta ölçekli depremlerden etkilenildiğini ve konutların zarar gördüğünü ifade etti. Alan, “Yine küresel iklim değişikliği etkilerinin, geçen yıllara oranla tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de çok etkili olduğu, özellikle sel baskınları başta olmak üzere kıyı yerleşim alanlarımızda önemli miktarda hasarlara ve yer yer de can kayıplarına neden olduğu görülmüştür” dedi. Afet risklerini azaltmaya yönelik ulusal afet politikalarının henüz oluşturulamadığını söyleyen Alan, şöyle devam etti:

“Mevcut deprem bölgeleri haritamıza göre ülke coğrafyasının yüzde 66’sı, konutlarımızın 16 milyonu yani yüzde 69’u, nüfusumuzun ise 66 milyonu yani yüzde 72’si birinci ve ikinci derece deprem bölgesinde yer almaktadır. Bugün milat olarak kabul ettiğimiz 1999 öncesine göre kentlerimizin daha güvenli olmadığını görüyoruz.  Biz biliyoruz ki birer doğa olayı olan deprem bilinçsizce verilmiş yer seçimi kararları, nitelikli jeofizik ve jeoteknik verilerden yoksun hazırlanan imar planları, düşük standartlarda yapı üretimi, ranta dayalı hızlı ve düşük nitelikli kentleşmeler afete dönüşmektedir. Çünkü afet risklerini azaltmaya yönelik ulusal afet politikaları henüz oluşturulamamıştır. Afetlerle doğrudan ilintili yasalarda tek bir değişiklik yapılmamıştır.” İfadelerinde bulundu.

Açılış konuşmalarından sonra iki gün boyunca sunumlar gerçekleştirildi. Son gün Bolvadin bölgesine yapılan teknik gezi ile son buldu.


Okunma Sayısı: 27