13 Aralık 2017, Çarşamba

1947` DEN GÜNÜMÜZE, BİR SEVDANIN PEŞİNDEN KOŞANLAR

Türkiye Jeoloji Kurultayları

Jeoloji biliminin ülkemizde gelişip ilerlemesi, bilim ve uygulama hayatındaki konum ve öneminin anlatılması, ülkenin planlı bir suretle araştırılarak kaynaklarının ortaya çıkarılmasının sağlanması ve ülke sanayisinin gelişmesine öncülük edilmesi, kentsel ve kırsal gelişmenin ve ihtiyaçların sağlanması için mühendislik hizmetlerindeki rolünün ortaya çıkarılması ile bu bilimin farklı alanlarında çalışan meslektaşlar arasında tanışma ve beraber çalışma olanaklarını araştırarak faydalı sonuçlar üretilmesi amacıyla 14.07.1946 tarihinde Hamit Nafiz PAMİR Başkanlığında kurulan Türkiye Jeoloji Kurumu, bu amaçlara ulaşmak için belirlediği hedef ve yöntemlerin ilk sırasına "İlmi ve mesleki konferanslar, toplantılar tertip etmeyi" koyar (Türkiye Jeoloji Kurumu Tüzüğü, docplayer.biz.tr/37749762-Turkiye-jeoloji-kurumu-tuzugu.html

Kurum, ilk resmi toplantısını Ekim 1947 de Maden Tetkik ve Arama Enstitüsü Genel Direktörlüğü binasında yapıyor.   Toplantının açılış konuşmasında Hamit Nafiz PAMİR, Kurumun yaşaması için geniş katılımlı toplantılar yapılmasını ve bu toplantılarda araştırma ve uygulama sonuçlarının tartışmaya açılmasının gerekli olduğunu tekrar tekrar vurgulayarak; bu kurumun yaşatılması ve kurultay toplantılarının sürekliliğinin sağlanabilmesinin önemine vurgu yaparak "Böyle bir cemiyeti kurarken her şeyden evvel, bunu nasıl yasatabileceğimizi düşünmek gerekir. Cemiyetin canlılığı, ilk zamanlarda muntazam olsun olmasın, ancak toplantıların yapılabilmesiyle ve bu toplantılara mümkün mertebe fazla arkadaşın gelerek araştırma neticelerini hepimizin münakaşa sahasına arz etmesiyle kaimdir. Toplantılara iştirak edebilmek için zamanım yoktur, resmi işlerim buna müsait değildir; yahut ailevî işlerim çok zamanımı aldığından toplantılar için icap eden zaman ve parayı ayıramam gibi sözler, bazılarımız için varit olmakla beraber, ekseriya medeni insanlardan beklenilmeyen mazeretlerdir. Her medeni insanın devam ettiği bir cemiyet veya hiç değilse bir kulübü olur. Böyle bir cemiyetin ehemmiyetine inanılmış olanlar bunun idamesi en başlıca vazifelerden biri telâkki edilirse, bu gibi mazeretler ortadan kalkar. Cemiyetin toplantısına gitmek, tıpkı üniversitedeki dersine gitmek belki dairedeki işi başına gitmek gibi bir vazife olur. Bu inanç ve bu vazife telâkisi olduktan sonra, bunun için zaman da, para da herşey bulunur. Bu gün artık dünyaca öğrenilmiştir ki milletlerin büyüklüğü ve kudreti ilmî sahalardaki verimleriyle ölçülür. Diğer bütün faktörler ikinci ve üçüncü derecededir. Her ilim müntesibi kendi disiplinini memleketinde, yükseltmek zorundadır. Jeoloji ilmini yükseltmek ve geliştirmek vazifesi de bizlere terettüp eder."  diye ifade ediyor (Jeoloji Kurumu Açılış Nutku; Türkiye Jeoloji Kurumu Bülteni, Cilt 1, Sayı, 1).

Bu düşüncelerle ilk bilimsel toplantı "Türkiye Jeoloji Kurumu 1947 Bilimsel ve Teknik Kurultayı" adıyla MTA binasında gerçekleştiriliyor. 

1947 yılında Hamit Nafiz PAMİR Başkanlığındaki " Bilimsel ve Teknik Kurulu" tarafından belirlenen amaç ve hedefler doğrultusunda, ivmesi her yıl artan ve geniş katılımlı bilim şölenleri şeklinde gerçekleşiyor (Foto 1 ve 2).

Foto 1. 30.10.1952 yılı Jeoloji Kongresi dolayısıyla belediye gazinosundaki toplantıdan; soldan sağa: Cavid Erentöz, Madam Chaput, Recep Egemen, Atife Dizer, Suat Erk, Nevin Okay, Ahmet Can Okay, Bedia Ketin, İhsan Ketin. Prof.Dr. Aral Okay`ın arşivinden)

Foto 2. Toplantıyla ilgili Ahmet Can Okay`ın notu

Kurultayın resmi adının, 1981 yılında yapılan 35. toplantıya kadar "Türkiye Jeoloji Kurumu 19xx Bilimsel ve Teknik Kurultayı", bazı yıllarda "Türkiye Jeoloji Kurumu 19xx Bilimsel ve Teknik Kongresi" , daha az sayıda da Kurum adı belirtilmeden "Türkiye 19xx Jeoloji Bilimsel ve Teknik Kurultayı"  olduğu görülüyor.

1974 yılında TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odasının kurulmasından sonra Odamız ilk olarak 1979 yılında "Türkiye Jeoloji Mühendisliği 1. Bilimsel ve Teknik Kongresi" adı altında ilk kongresini düzenledikten sonra 1980 yılında "Türkiye Jeoloji Mühendisliği 2. Bilimsel ve Teknik Kongresi"ni düzenliyor. 1980 yılında yaşanan askeri darbe nedeniyle Odamız 1981 yılında yapmayı planladığı kurultayı gerçekleştiremiyor. 1982 yılında ilk kez Türkiye Jeoloji Kurumu ile TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası " Türkiye Jeoloji Kurultayı 1982 + 36. Türkiye Jeoloji Kurultayı" adı altında kurultay düzenleniyor. 1983 ve 1984 yıllarında kurum ve odamız kongrelerini birbirlerine yakın tarihlerde ayrı ayrı düzenliyorlar. 1985 yılından 1988 yılına kadar "Türkiye Jeoloji Kurumunun kapatılarak Odamız ile birleşmesine" kadar geçen üç yıllık süre içinde de kurultaylarımız Türkiye Jeoloji Kurumu ile Odamız tarafından ortak düzenleniyor.

1988 yılında bir geleneği devralan Odamız tarafından "42.Türkiye Jeoloji Kurultayı 1988" Prof. Dr. Mehmet Akartuna` nın başkanlığında düzenlenmiştir. Türkiye Jeoloji Kurumunun kapatılarak Odamız ile bileşmesinden günümüze kadar, 1990 yılında oda hizmetlerinin yürütülmesi amacıyla şu an lokal olarak meslektaşlarımıza hizmet veren Bayındır Sokak Kızılay /Ankara adresinde yer alan dairenin satın alınması ve kurultay düzenlemesi için yeterli kaynak yaratılamaması nedeniyle kurultayın gerçekleştirilememesi dışında kurultaylarımız her yıl bildiri sayısı ve katılımcı sayını arttırarak günümüze kadar  "…. Türkiye Jeoloji Kurultayı (….. Geological Congress of Turkey)" başlığı ile, her yıl düzenli olarak Mart sonu veya Nisan ayları başında sıra nosu ve tarih belirtilerek düzenleniyor.

1947 yılından 1980`li yılların başına kadar kurultaylarımız, Türkiye Jeoloji Kurumu Yönetim Kurulu Başkanının başkanlığında toplanan bir bilimsel ve teknik kurul tarafından gerçekleştiriliyor. 1980 yılların ortalarından itibaren dünyadaki bilimsel toplantı düzenleme sistematiğindeki gelişmelere paralel olarak bir akademisyen üyemizin Başkanlığında kurulan bir düzenleme kurulu ile bu kurul tarafından belirlenen bilimsel ve teknik kurul tarafından düzenleme geleneği 2008 yılına kadar devam ediyor.2009 yılından itibaren ise toplumu ve mesleğimizi ilgilendiren güncel jeoloji araştırmalarına koşut olarak belirlenmiş bir ana tema çerçevesinde, bir akademisyen üyemizin Başkanlığında oluşturulan bir kurultay düzenleme kurulu ile bu kurul tarafından belirlenen kendi alanlarında yetkin yurt içi ve yurtdışından kişilerin oturum yürütücü olarak görev aldıkları bir sistematik çerçevesinde oluşturulan topluluk tarafından hakem görüş ve değerlendirmeleri de alınarak gerçekleştirilmektedir.

Yine Hamit Nafiz Pamir`in 1947 yılında açılış konuşmasında da ifade ettiği üzere "İleride bu cemiyetin vesaiti genişlediği zaman, bu ilmi çalışmaları teşvik için, etüdleri mecmuamızda neşr eder, maddî yardımlar yapar, jeolojinin muhtelif sahalarında yapılacak en iyi etüdlere altın madalyalar, mükâfatlar tesis eder" sözünü rehber alan öğrencileri, 1979 yılından itibaren jeoloji camiasına yaptığı çalışmalarla katkı koyan ve emek verenleri unutmamış, her yıl başvuru yapan veya önerilen adaylar arasından, oluşturulan seçici kurul tarafından belirlenen adaylara "Altın Çekiç Bilim ve Jeoloji Araştırma/Makale ve Hizmet Ödüllerini" kurultay süreci içinde vermektedir.

Diğer yandan Odamız, meslektaşlarının ürettiklerini dünya jeoloji camiası ile paylaşmaları amacıyla 1947 yılında ilk sayısı yayınlanan "Türkiye Jeoloji Bülteni"ni her yıl düzenli olarak 3 periyot, 1977 yılından itibaren yayınlanmaya başladığı "Jeoloji Mühendisliği Dergisi`nide her yıl 2 periyot olarak yayınlayarak TMMOB`ye bağlı 24 Oda içinde iki hakemli bilimsel dergi yayınlayan tek meslek örgütü olma vasfını yerine getiren tek kurum olma özelliğini koruduğunu da belirtmek gerekir.

Hamit Nafiz PAMİR ve arkadaşlarının belirlediği amaç ve hedefler doğrultusunda bilimsel düzeyi her sene biraz daha artarak bu güne gelen "Türkiye Jeoloji Kurultayı",  ülkemiz yerbilimleri camiasında 70 yılı aşkın süredir sürdürülen tek, Avrupa`nın ise önemli bilimsel toplantılarından biri haline gelmiş, mesleğimizin ve ülkemizin yüz akı toplantılarından biri olmuştur.

Bilimsel düzeyi bizden çok daha önde olan ülkeler de dahi olmak üzere, 70 yıl süreyle düzenli olarak bilimsel toplantı gerçekleştiren ülke sayısı son derece sınırlıdır. Bu nedenle, bu sıra dışı çabamıza sahip çıkıp, sakınarak koruyup –kollamamız ve başarı düzeyini her sene biraz daha arttırarak gelecek on yıllara taşımamız hepimiz için en önemli görevlerden biri durumundadır.

1947`den günümüze Kurultaylara emeği geçen herkese en derin minnet ve saygılarımızla…

Bilimle, emekle, umutla, inatla

TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası
Yönetim Kurulu

NOT:Bu yazı Prof.Dr. Cemal GÖNCÜOĞLU, Prof.Dr. Aral OKAY ve prof. Dr. Yüksel ÖRGÜN TUTAY`ın katkılarıyla hazırlanmıştır.